Kardeş Çocukları | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

Gold Film‘in yeni dizisi Kardeş Çocukları pazar gecesi Star TV‘de izleyiciye merhaba dedi. Konusu birçok klişe temayı barındırsa ve ayrı ayrı birçok defa dizilerde işlenmiş olsa da bir araya getirilirken çeşitli salvoların eklenmesiyle dizi daha fragmanı yayınlanırken dikkatleri çekti. Nitelikli ve başarılı oyuncuların, benzer formatlarda başarıyı yakalamış senarist ve yönetmenin, yine bu alanda daha önce de güzel işler ortaya çıkarmış bir şirketle bir araya gelmesinden, ileriye dönük bir tahminle iyi bir dizi ortaya çıkmış diyebilirim. Biraz da yerli dizide başarılı olmanın anahtar özelliklerine göre dizimizi inceleyelim.

A, B, C veya beyaz yakalı, ev hanımı, gençlik gibi katmanların hangisini yakalarsa yakalasın, yerli dizide başarılı olmanın türlerine göre bazı kriterleri var: Usta oyuncular, genç ve popüler isimler, yakışıklı/güzel ikili (ship diyor yeni nesil) oluşturma, dekorundan kostümüne doğru dönem ve özellikleri yakalayıp bunlardan sanal reklam/beğeni toplayabilme, toplumsal meselelerden biri ya da birkaçını alıp sürekli konuşulur ve tartışılır hale getirebilme bu kriterlerin bazılarını oluşturuyor. Peki, Kardeş Çocukları bu denklemi nasıl kullanmış?

Ana kadro Mehmet Aslantuğ, Ayça Bingöl, Nur Fettahoğlu, Engin Alkan ve Murat Daltaban. Usta oyuncular, TAMAM. Salt bu kadro için bile izlenebilir. Tabii böyle yola çıktığımız birçok diziyi ilk dört-beş bölümden rafa kaldırdıkları bile oldu. Ama yılmadım. Kadronun devamına baktım. Afra Saraçoğlu, Furkan Andıç, Batuhan Ekşi. Yerli dizide tutunma katsayısı bakımından genç ve popüler oyuncu TAMAM. Afra Saraçoğlu ve Furkan Andıç’ın ilk karşılaşmasıyla verilen dizi aşkı sinyali, sosyal medyada karşılık bulmaya başlamış (Volkan-Hayat shipi).

Kostüm ve dekor açısından hem Zonguldak’taki ev ortamı, kostümler, hem İstanbul’daki şaşaalı hayatın dekor ve kostümleri de başarılı. Zenginlik ibaresi olarak abartılı altın varaklar, aşırı teknolojik aletler kullanılmamış (Nur Fettahoğlu’nun karakter anlatımı sırasındaki evde balıklı ayak bakımı ve botoks keyfini saymazsak ki bunun da abartılı olduğunu söyleyemeyiz). Kostüm ve dekor ile konu uyuşması TAMAM.

Hem orta yaşın hem gençliğin alışkın olduğu temalar, replikler, anlatı biçimleri kullanılmış (Mehmet Aslantuğ seslendirmesi daha ne olsun!) En derin yaralarımızdan olan kadına şiddetin klişeden uzaklaştırılmış can acıtan örneklerini, annelerin ve kızlarının verdiği mücadeleyi temiz bir biçimde anlatmaya çabalamış. Hayat’ın yaşadıklarındaki gerçeklik (spoiler vermeyeceğim) toplumsal meselenin işlenişi de TAMAM.

Senaryosunu Sırma Yanık‘ın yazdığı Kardeş Çocukları’nın yönetmeni Faruk Teber. Sırma Yanık’ı Adını Feriha Koydum, Güllerin Savaşı, Asla Vazgeçmem, Fazilet Hanım ve Kızları gibi işlerden biliyoruz. Faruk Teber ise Bir Zamanlar Çukurova, İstanbul Sokakları, Urfalıyam Ezelden, İffet, Hanımın Çiftliği ve Hatırla Sevgili‘de başarılı işler çıkardı.

Kimler Oynuyor

Dizinin ana kadrosunda Mehmet Aslantuğ, Ayça Bingöl, Nur Fettahoğlu, Engin Alkan, Murat Daltaban, Afra Saraçoğlu, Furkan Andıç, Alara Turan, Batuhan Ekşi, Nilay Erdönmez ve Evrim Doğan var. İlk bölümde seslendirmesi ve dış görüntüleriyle bize eşlik eden Aslantuğ’un ikinci bölümden itibaren asıl sahnelerini izlemeye başlayacağız. Sıcak Saatler, Bir İstanbul Masalı, Hanımın Çiftliği, İz Peşinde gibi unutulmaz işlere imza atan Aslantuğ’u özlemiştik.

Nur Fettahoğlu ise Aşk-ı Memnu ve Muhteşem Yüzyıl‘dan bu yana dizi aleminde pek görünmedi. Ayça Bingöl‘ü Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizisinde oynadığı Cemile karakterinden çok da uzakta bir yerde bulmadım. Umarım benzer bir rol riskine düşmeden kotarabilir. Oyunculuğuna diyeceğim yok ancak bir an için Ümran’ın Cemile spinoffu çıkmasından korkmadım değil. Engin Alkan‘ı Yedi Numara Vahit rolünde (ve sonraki birçok işinde) çok severek izlemiştim. Murat Daltaban ise oynadığı tüm rollerin hakkını veren usta bir oyuncudur.

Kadrodaki genç oyunculara gelirsek, Afra Saraçoğlu‘nu Fazilet Hanım ve Kızları‘nda başarısız bulmuştum. Aşağıda yazdığım gibi, Afra bu dizide performansıyla beni şaşırttı. Furkan Andıç‘ı ise zihnimdeki Tatlı İntikam‘ın kasıntı ama sevimli suratlı şefi etiketinden kurtaramadım. Batuhan Ekşi benim için hep Kalbimdeki Deniz‘in aklı iyilikten başka bir şeye çalışmayan, diş macunu reklamından fırlamış Mustafası olarak kalacak. Umarım bu iki genç oyuncu eski rollerinin ve karakterlerinin hapsinden bir an önce kurtulur.

Konusu Neymiş

Sırma Yanık ve Faruk Teber işlerine bakınca malzemelerimizi saymak kolaylaşıyor: İki kardeş alıyoruz, bunların yanına eşlerini, çocukların yanına birer kardeş veya çok yakın arkadaşı, anne-kayınvalide, kardeş ve kuzen gibi üst ve yan soylardan birkaç karakteri mutlaka ekliyoruz. Kardeş çocukları ve/veya kardeşler aynı kişilere aşık olacak ve dizinin platonik olmayan yani filizlenecek aşkını ayırmak için diğer kuvvetler elbirliğiyle çalışacak. Kardeş Çocukları da bu klişe temelden nasibini alıyor tabii.

Ama bu cümleyi şöyle de kurabiliriz: Kardeş Çocukları, yerli dizi kalıbı olarak yazılabilecek bir formül varsa, buna uymaya çalışmış ve başarılı olmuş. Ancak temel malzemeleri alınca üzerine aynı tarifi uygulamamış. Diğer bir deyişle, geleneksel malzemeleri alıp füzyon mutfağı denemesi yapma cesareti göstermiş bir ekiple karşı karşıyayız.

Kardeş Çocukları, biri Zonguldak diğeri İstanbul’da başlayan, yirmi yıl arayla gelişen, iki kız kardeş ile eş ve çocuklarını içeren buruk bir iç (aile içi) hesaplaşma hikâyesi. Bu denklemde bir de hesaplaşmanın gerekçesini oluşturan geçmişteki “o günahın” ortağı bir doktor var. Aradan geçen yıllar, Zonguldak’ta zorluklar içinde büyüyen iki kız kardeşi bambaşka yollara savurur. Biri Zonguldak’ta yokluk ve yoksulluk içinde, şiddet ve baskı altında yaşarken, diğeri İstanbul’da paranın ve gücün sunduğu tüm imkanlardan sonuna kadar faydalanmaktadır.

Yıllar önce yaşanan her ne ise meseleye bir şekilde ortak olan biri daha vardır. Zamanın kasaba doktoru Yıldırım Saner. Olayların ardından kendi gerçeğinden kaçmak için Sınır Tanımayan Doktorlara katılan Yıldırım, olanları durmaksızın çalışarak unutmayı seçer. Ama ne kadar uzağa kaçarsan kaç, geçmişin peşinden gelir. Daha da acısı, sen giderken geçmişini de cebinde götürürsün. Yirmi yıl sonra iki kız kardeş Ümran ve Umay (Ümmü), çocukları Hayal ve Hayat ve diğerleri aynı kaderde tekrar buluşurlar.

Eşi Ümran ve kızı Hayat’a sürekli şiddet uygulayan Cemal’in, bu ülkede kadına hayatı dar eden her erkek gibi kendince sebepleri vardır. Ümran geçmişi unutmayı seçerken kızı Hayat dergilerden gördüğü İstanbul yaşamına üstelik annesinin hiç istemeyeceği isimlere özenmektedir. Cemal Hayat’ı başlık parası alıp evlendirmeye kalkışır, Ümran buna izin vermek istemez, Hayat da bunu fırsat bilip annesiyle birlikte kaçmaya yeltenir. Bu sırada kopan ufak çaplı bir fırtına, Hayat’ı annesinden koparacak, sonraki bir yılını akla hayale gelmez (ama yaşanmıştır, yaşanabilecektir) bir tecrit altında geçirmesine neden olacaktır.

Bu sırada Ümran’ın kardeşi Umay, İstanbul’da kelimenin tam anlamıyla prenses hayatı yaşamakta, mimar eşinin ünü ve parası sayesinde yarattığı adıyla (Umay Karay bir markadır artık) sosyetenin tozunu attırmaktadır. Kızı Hayal, annesinin baskısı altında ve kilosu yüzünden içine kapanmış, babasının büyüttüğü Volkan’a karşı hayranlıkla karışık sürdürdüğü platonik aşkıyla hayata tutunmaktadır. Hayal ne kadar insan canlısı ve sevgi dolu biriyse annesi Umay o kadar öfkeli, sevgisiz ve kibirlidir.

Tutsak hayatından bir şans eseri kurtulan Hayat, aile içi şiddet nedeniyle annesi ve babasına teslim edilmeyince (darısı benzer duruma düşen tüm anne ve çocukların başına), öldü sandığı teyzesine verilir. Geçmişinin izlerini silmek ve Ümmü’yü “öldürmek” için çok çabalamış olan Umay, aniden ortaya çıkan ve tüm hayatını alt üst etmesinden korktuğu yeğeni Hayat’la bir arada yaşamak zorunda kalacaktır. Kız kardeşler Ümran (A.Bingöl) ve Umay (N.Fettahoğlu), onları bugünkü ilişkilerine taşıyan geçmiş hesaplaşmasının mimarı olan doktor Yıldırım Saner (M.Aslantuğ) ile kardeş çocukları Hayal ve Hayat bu karmaşık duruma nasıl tepki vereceklerdir?

Ne Umdum Ne Buldum

İki kardeş, bir doktor, yirmi yıl önce yaşananlar ve günümüzde yaşanan olayların geçmişe bağlanması kolay bir iş değil. Hele ilk bölümde bitirebileceğiniz bir anlatım olmamalı. Buna bir de karakter anlatımlarını da eklerseniz, bütün sorularımızın yanıtının ilk bölümden verilmemesi beklentimi karşıladı. Yine de biraz daha ağırdan alınabilir diye düşündüm. Babasından şiddet gören Hayat’ın zorla evlendirilme hikâyesinin baskı ve şiddet dolu bir tecrite evrilmesi, babasının yakalandığındaki sözleri, Ümran’ın kızına ulaşma çabasının hemen karşılık bulamaması gibi detaylar, gerçekte ülkemizde Hayat ve Ümran gibi binlerce kadının yaşadıkları bakımından çok önemli.

Biz bunlar kardeş çocukları mı yoksa kardeşler mi diye düşüneduralım, Hayal ve Hayat isimleri Umay’ın vazgeçemeyeceği ve kaybetmekten ölesiye korktuğu “hayaller İstanbul hayatlar Zonguldak” ikilemini çok da güzel yansıtmıyor mu? (umarım senaryo ilerleyen bölümlerde Hayal ve Hayat arasında “hayatımı çaldın”vari bir “O Hayat Benim” atışmasına dönmez.)

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Dizi ile bölümüyle ekrana gelmeden önce sosyal medya hesaplarından ilk görseller ve fragman/önizlemeler paylaşıldı. Afra Saraçoğlu ve Furkan Andıç hayranları toplanmaya başladı. Yayınlandığı saatlerde genç başrollerin şahsi hesapları da dahil trend başlıklarda üst sıralara çıkmayı başaran Kardeş Çocukları, henüz ciddi olumlu/olumsuz eleştiri almadı, bunun için birkaç bölüm daha beklemek gerekir. Trend başlık olmasında oyuncu kadrosunun güçlülüğü ve genç oyuncuların hayran kitlesinin de payı büyük.

Kadına şiddet konusunu özenle işleyişi, ciddi mantık hataları barındırmaması, genç oyuncuların performanslarını geliştirdiklerini görmek izleyiciyi harekete geçirmiş olabilir. Dizinin yayın saati ve tekrarları sırasındaki ratingleri de ilk bölüm için fena sayılmaz. Dizinin ikinci bölüm tanıtımından Afra Saraçoğlu’nun bornozlu sahnesinin Aşk-ı Memnu’daki Bihter Ziyagil final sahnesine benzeyişi konusunda çokça paylaşım yapılmış, Afra’yı bu sahnede Bihter’e ben de çok benzettim ne yalan söyleyeyim…

Her gezgin sonunda evine döner…

Kimler Bunu İzlemeli

Şu aralar Bir Zamanlar Çukurova, daha önceleri Güllerin Savaşı, Hatırla Sevgili, Hanımın Çiftliği, Adını Feriha Koydum, Asla Vazgeçmem, Fazilet Hanım ve Kızları dizilerini (veya en az birini) severek izlediyseniz/izliyorsanız, kadınların çektiği sıkıntıları, aile içi şiddet meselesini “sorunlara parmak basıyoruz” kisvesi altında veren şiddet pornografisi ürünleri görmek istemiyorsanız, o zaman doğru adrestesiniz. Bu diziye şans verin derim.

Ben Beğendim Çünkü

Kardeş Çocukları dizisinin hem yönetim-çekim ekibi hem oyuncu kadrosunun geçmiş işlerine, performanslarına ve dizinin konusuna bakınca, daha önce beğenerek izlediğim bazı dizilerin tadını aldım ve bu nedenle sonraki bölümleri merak ettim. Hatta öyle ki Afra Saraçoğlu ile Furkan Andıç’ın önceki işlerindeki acemilikleri ile Alara Turan’ın ilk ekran deneyimi olmasına rağmen her birinin elinden geldiğince başarılı bir performans sergilediğine inanıyorum. Bunda usta oyuncu kadrosunun, yönetmen ve senaristin özellikle dram temalı konulardaki başarılarının payı büyük elbette. Faruk Teber ve Sırma Yanık’ın hafızamızda yer eden dönem dizileri ile yayınlandıkları dönemin çok izlenmiş birçok dizisinde imzası var. Üstelik kurguları ve konuları bakımından birbirinden çok farklı işler bunlar. Güllerin Savaşı ve Fazilet Hanım ve Kızları’nı aynı kişi yazdı, gerisini siz düşünün.

Yerli işlere önem veriyorum, başarılı ve özverili girişimleri de seyirci olarak destekliyorum. Umarım dizi başarı gördükçe baştaki ekseninden sapmadan, konuyu dağıtmadan iddiasının arkasında durur. O zaman birkaç sezon izleyebiliriz bu hikâyeyi. Nur Fettahoğlu, Ayça Bingöl, Engin Alkan performansları ayrıca izlenmeye değer. Afra Saraçoğlu gibi genç yeteneklerin ilerleme kaydettiğini görmek de güzel.

BONUS: Bir diziden kaç aşk üçgeni çıkar? 1 yıl kesilmeyen tırnak ne kadar uzar? Dünyaya iyilik etme peşinde koşan sınır tanımaz doktor Yıldırım Saner, kendi derdinin peşinden de aynı felsefi düzlemde koşabilecek mi? İnsan herkesten ve her şeyden kaçabilir de kendinden de kaçabilir mi? Bana bunlarla gelin…

2.BÖLÜM FRAGMAN ve ÖNİZLEME:

 

 

Arzu Kayhan

Hayatın üçüncü sayfa polisiyesini yazıyor. Yabancılaşma temalı polisiye bir romanı var (YAD). Ayrıca çevirmen. Aslında bu bilgiler arama motorlarında zaten var. Sen Birdizihaber'den ve şuradan takip et yeter: www.sanahaber.blogspot.com

Önceki Yazı

Zack Snyder, Zombi Temalı Bir Netflix Filmi Çekecek

Sonraki Yazı

Steve Jobs’un Hikayesi Nat Geo People’da