Netflix, Black Mirror: Bandersnatch’in tercih sonuçlarını açıkladı

İzleyenleri tarafından hayranlıkla takip edilen Black Mirror yeni sezonunu beklerken bir filmle dönüş yapmıştı. İnteraktif olarak hazırlanan ve birçok kararın izleyiciye bırakıldığı film yayınlandığı günden itibaren sosyal medyada çok konuşuldu. Filmi farklı tercihlerle tekrar tekrar izleyenler kadar beklediğini bulamayanlar da çok fazlaydı.

Netflix, en az seçilen son da dahil olmak üzere filmdeki tercih sonuçlarını açıkladı.

Netflix’in “Black Mirror: Bandersnatch” filmini izleyenlerin yapması gereken ilk tercih filmin kahramanı Stefan’ın (Fionn Whitehead) kahvaltıda Frosties mı yoksa Sugar Puffs mı yemesi gerektiğidir. Görünen o ki birçok insan Frosties’i tercih ediyor. Netflix, kendi maceranı kendin seç konseptli filmin 28 Aralık’ta yayınlanmasından itibaren “Bandersnatch” izleyenlerinin yaptığı bazı tercihleri çeşitli sosyal medya hesaplarından duyurdu ve izleyenlerin %60’ının Stefan’a Sugar Puffs yerine Frosties yedirdiği görüldü.

“Bandersnatch” daha önce bildirildiği gibi, hepsi farklı tonlarda 5 farklı son içeriyor. Black Mirror’ın yaratıcısı Charlie Brooker, Bandersnatch’in kimi eğlenceli kimi oldukça şiddetli olan her bir son alternatifinin farklı hisler yaratmasını amaçladıklarını söyledi. Hangi Bandersnatch sonu en az izlendi? Netflix, 5 seçenek arasında en duygusal olanı yani Stefan’ın annesiyle trene bindiği seçenek olduğunu söylüyor.

Belki de Netflix’e sağlanan en ilginç veriler farklı insan gruplarının ülkelerini baz alarak yaptıkları seçimlerle ilgilidir. Netflix, Birleşik Krallık’taki ve İrlanda’daki izleyicilerin %52.9’unun kahve yerine çayı atmayı tercih ettiğini ve bu oranın dünyanın geri kalanının seçtiğinden (%55.9) daha az olduğunu bildirdi. Netflix, verilerle birlikte şu başlığı attı: “İngilizlere özgü güncellemeyle buradayız. Açıkça görülüyor ki dünyanın geri kalanıyla karşılaştırıldığında, İngilizlerin iyi bir fincan çayı boşa harcama olasılıkları daha düşük.”

Bora Yıldırım

1986 yılında İstanbul'da doğdum. 2008 yılından beri Bodrum'da yaşıyorum. Gezmeyi ve kitap okumayı severim. Çok konuşur, çok gülerim. Vakit buldukça yazarlığa kabul edilme sebebim olan yerli dizileri izlemeye çalışıyorum. Yabancı dizileri izledikçe yerli dizilerin geldiği noktaya üzülsem de bir gün eskisi gibi tadı ağızda kalan dizilerin televizyonlarda daha çok yer bulacağına inanıyorum.

Önceki Yazı

The Punisher | 2. Sezon İncelemesi | Hoş geldin Frank

Sonraki Yazı

Wayne | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum