BoJack Horseman – At Gibi Düşündüren Dizi

Yetişkinlere yönelik çizgi diziler herkesi çeken bir konsept olmasa da bu türün kaliteli yapımlarını izlemek büyük bir keyif. Bugünkü yazımızın konusu BoJack Horseman da bu türün kaliteli yapımlarından birisi.

Netflix’in orijinal içeriklerinden olan BoJack Horseman serüvenine 2014’te başladı. Şu ana kadar 5 sezonu yayınlanan ve 6. sezonu da yolda olan BoJack Horseman 61 bölümden oluşuyor. 90’ların ünlü bir sitcom’unda yıldızı parladıktan sonra kariyeri düşüşe geçen bir atın hikayesini anlatan dizinin seslendirme kadrosunda Lego Batman’den tanıdığımız Will Arnett, Community’nin yıldızı Alison Brie ve Breaking Bad’den Aaron Paul var. Başrollerin yanı sıra her bölümden sonra dizinin kapanış jeneriğinde geçen isimlere dikkat etmelisiniz. Çünkü Ricky Gervais ve Daniel Radcliffe gibi yıldızların geçidine şahit olduğunuz bölümler olacak!

Aslında benim de oldukça geç keşfettiğim bir dizi oldu BoJack Horseman. Hakkında okuduğum güzel yorumlar üzerine başladım ve ilk bölümünden itibaren severek izledim. Şunu belirtmem gerek, başrolü at olan bir dizinin doğal olarak teması komedi olur. Bu dizinin de teması komedi ancak kesinlikle önceliği değil. Dizi sizi güldürüyor ama sizi ona bağlayan şey esprileri olmuyor.

Ana karakterimiz sorumsuz bir at olan BoJack. Ona arkadaşının evinde yaşayan bedavacı Todd, ilkeli yazar Diane, hırslı menajer Princess Carolyn ve gamsız köpek Mr. Peanutbutter gibi pek çok ilginç karakter eşlik ediyor. Aslında ‘hadi biraz vakit öldürelim’ düşüncesiyle, pek de bir beklentim olmadan başladığım dizide bölümler ve sezonlar geçtikçe karakterlerle o kadar bağ kurdum ki, animasyonlarla arası pek iyi olmayan biri olarak bu dizinin nasıl bu kadar hayranı olabildim hâlâ şaşırıyorum.

İnsan ilişkilerine ve duygularına çok iyi eğilen bu dizide hikayeyi izleyiciye aktarma konusunda dram ve komedi başarılı bir şekilde harmanlanmış. Klişe olacak belki ama senarist hikayeyi o kadar samimi yazıyor ki kendinizden bir şeyler bulmamanız imkansız oluyor. Muadillerine nazaran çizgisel bir hikaye takip eden dizide BoJack’in yaşadıkları bölüm bölüm takip ediliyor ve çoğu zaman insan kendini karakterle aynı şeye kafa patlatırken buluyor.

Hayat verdiği absürd dünyanın farkında olan dizi bunun komedisini güzel bir şekilde yapmayı da ihmal etmiyor. Zekice esprileriyle senaristine bir selam daha yollanmasını kesinlikle hak ediyor. Ayrıca bir şeyi de belirtmem gerek, dizinin açılış jeneriği hem çok güzel hem de dizinin kısa bir özeti gibi. Buyrun izleyin:

Bojack Horseman bu aralar izleyecek şeyler arayan herkese kesinlikle bir şans vermesini önerdiğim bir dizi. Hele ki gündelik sorunlara göndermeli komedilere ve Amerikan mizahına gülüyorsanız bu dizi tam sizlik. Su gibi akıp giden bölümlerden sonra bu kadar sezon ne ara geçti diye düşüneceksiniz ve daha da önemlisi izlediğinize pişman olmayacaksınız.

This is BoJack… Horseman obviously. Call me back.

Yazıya son verirken, işte burada da fragmanımız:

Erdi

Gotham şehri sakini.

Read Previous

Disney+’nın Loki Projesine Rick and Morty’den Micheal Waldron Dahil Oldu

Read Next

Kadın, 50. bölüm 2. tanıtımı yayınlandı