Kuzgun | İlk Bölümü İzledim Yorumluyorum

Star TV’nin Ay Yapım imzalı yeni dizisi Kuzgun geçtiğimiz akşam izleyicileriyle buluştu. Dizinin ismi ilk lanse edildiğinden beri gerek oyuncuları, gerekse kamera arkasındaki ekip çok konuşuldu. Sektörün başarılı birçok ismi bu projede bir araya geldiği için haliyle beklentiler de oldukça yüksekti. Dilerseniz lafı çok uzatmadan dizi hakkındaki düşüncelerimi size aktarmak isterim.

Kimler Oynuyor?

Az önce de dediğim gibi dizinin oyuncu kadrosu oldukça başarılı isimlerden oluşuyor. Dizinin başlıca rollerinde Burcu Biricik (Dila) ve Barış Arduç (Kuzgun) var. Burcu Biricik geçen sezon ATV’de yayınlanan 8. Gün dizisinde başrol oynamış ama dizi başarılı hikayesine rağmen güçlü rakipleri arasında varlık gösterememişti. Barış Arduç geçen sezon ekranlarda görünmedi. Esasında oyuncunun Star TV’yle anlaştığını biliyorduk. Hatta sezon çekimlerinde de yer almıştı. Fakat uygun bir proje bulunamamış ve beklemeye geçilmişti.

Dizinin bu ikili dışındaki oyuncuları da sevilen kişiler. Settar Tanrıöğen (Derviş), Hatice Aslan (Meryem), Levent Ülgen (Rıfat), Erdal Küçükkömürcü (Şeref), Caner Şahin (Kartal), Aytek Şayan (Ali), Ahsen Eroğlu (Kumru), İpek Erdem (Şermin) ve Derya Beşerler (Seda) dizinin ana oyuncu kadrosunu oluşturuyor.

Oyuncu kadrosundan bahsettik madem, kamera arkasından da bahsedelim. Dizinin senaryosunu Burcu Görgün Toptaş ve Özlem Yılmaz kaleme alıyor. Yönetmenlik görevini yürüten kişiyse benim her işiyle başarılı bulduğum Bahadır İnce. Yönetmenin işleri arasında Şöhret, ES-ES, Evlerden Biri, Eski Hikaye ve BluTv’nin son dizisi Bozkır da var.

Konusu Neymiş?

Dizi klasik bir intikam hikayesi üzerine yoğunlaşıyor. Kuzgun küçük bir çocukken polis olan babası bir iş arkadaşının ihanetine uğrar. Kuzgun’un babasına ihanet eden kişi sevdiği kızın babasıdır. Kuzgun’un babası bu ihanet sonucu hapse girer ve Kuzgun ailesinden koparılır. Onu ailesinden koparan insanların elinden kurtulsa da ailesinin yanına dönemez. Yıllar sonra hem hapishanede ölen babasının hem de ailesinden ayrı geçirdiği günlerin intikamını almak için İstanbul’a geri dönen Kuzgun bir yandan Dila’ya olan aşkı ve intikam ateşi arasında kalacak.

Evet, bal gibi klişe. Ama kimse kusura bakmasın klişe olmayan işleri de artık televizyonlarımızda izlemek çok mümkün değil. Fakat dizi klişe konusunu farklı hikayeleri bir araya getirerek renklendirmeyi başarmış.

Ne umdum? Ne Buldum?

Daha önce de birçok yazımda bahsettiğim gibi bir yapımın altında Ay Yapım imzası varsa o dizi ya da filmin beni etkilememe ihtimali çok düşük. Şirket, hikaye yazdırmayı da, ekip kurmayı da Türk izleyicisini düşünerek yapıyor. Fakat bunu yaparken risk almaktan da çekinmiyor. Bu yüzden birçok dizisi tüm başarısına rağmen arada kaynayıp gidebiliyor.

Bunun dışında senaryo ekibini tanımıyordum ama yönetmen Bahadır İnce benim güvendiğim isimlerden biriydi. Oyuncu kadrosu da bence nokta atışı isimlerden oluşuyor. Burcu Biricik’i birinci olduğu oyunculuk yarışması zamanından beri izleyip de beğenmediğim bir rolde görmedim. Son olarak Çiçero isimli filmde de çok başarılı olmasına rağmen filmin genel sıkıntıları sebebiyle bu başarısı taçlandırılmadı. Barış Arduç birçok kişinin gözünde Kiralık Aşk’taki rolüyle yıldız oldu. Fakat oyuncunun drama yönü her zaman güçlüydü ve Kuzgun rolüne de bence çok yakışmış. Bıyıklı, parkalı haliyle bence şimdiye kadar canlandırdığı tüm rollerden daha karizmatik bir görüntüye sahip.

Hatice Aslan ve Settar Tanrıöğen zaten çok sevdiğim isimlerdir. Fakat Levent Ülgen’i genel olarak dizilerin cingöz karakterlerinden biri olarak görmek beni üzüyordu. Kuzgun’da canlandırdığı Rıfat karakteri bence ona şahane yakışmış. Caner Şahin ve Ahsen Eroğlu da genç kuşakta yetenekli bulduğum isimlerden. Her ikisi de ilk bölümde olması gerektiği kadar kendilerini gösterdi.

Bu arada dizinin en sevdiğim yanı kesinlikle diyalogları oldu. Kuzgun’un annesinden ayrılırken attığı o kırgın bakış ve tek kelimelik sorusu inanılmaz bir sahneydi. Dila’nın Kuzgun’a “Çocukluğum gibi konuşuyorsun” dediği sahne de bu cümleyle kesinlikle çok daha anlamlı olmuştu. Settar Tanrıöğen’in canlandırdığı Derviş zaten başlı başına bir özdeyiş sözlüğü gibi. Settar Tanrıöğen’in bu tip rollere çok yakıştığını düşünüyorum.

Anlayacağınız, dizinin ilk bölümüyle birlikte beklentilerimin tamamı karşılandı.

Kimler Bu Diziyi İzlemeli?

Kuzgun, Ay Yapım’ın daha önceki işlerini izlemiş olanlara hitap edecektir. İçinde imkansız aşk, dram, silahlar, intikam gibi Türk izleyicisinin sevdiği öğeler mevcut. Özellikle Kuzgun’un hikayesi ve Rıfat’la karşılaşması yönünden İçerde’yi sevenlerin Kuzgun’a bir şans vermesi gerekiyor. Son zamanlarda izlerken en keyif aldığım dizilerden birisi Kardeş Çocukları. Kuzgun, içeriğindeki anlamlı diyaloglar açısından Kardeş Çocukları’nı seven kişiler tarafından da sahiplenecektir.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor?

Başrollerde Burcu Biricik ve Barış Arduç’un yer alacağı kesinleştiğinde birçok kişi bu ikiliyi birbirine yakıştıramamıştı. Hatta diziden ilk görsel yayınlandığında abi-kardeş gibi olduklarını söyleyenlerin sayısı hiç de azımsanamayacak seviyedeydi. Tabii iki oyuncunun da hayranları bu düşüncelere şiddetle karşı çıktılar.

Sosyal medyada gördüklerimi sizinle paylaşırken iki grubun düşüncelerini çok dikkate almadığımı söyleyeyim. İlk grup dizide yer alan oyuncuların fan kulüp üyeleri. Bu kişiler hayranı oldukları oyuncu ne yaparsa yapsın koşulsuz şartsız övüyorlar ve ben bu duruma gerçekten karşıyım. İkinci grupsa önüne dünyanın en güzel işini de koysan burun kıvırmadan duramayan tipler. Bu grup ilk gruba göre daha tehlikeli bence. Çünkü ortadaki tüm emekleri yok saymaktan gerçekten zevk duyduklarını düşünüyorum.

Bu gruplara kinimi de hazır şuraya kustum madem bu akşam sosyal medyada gördüklerimden bahsedeyim size.

Öncelikle dizinin oyuncularıyla arasında çok bir bağ olmayanlar merakından izledi diziyi ve anladığım kadarıyla beğendiler. İşe daha profesyonel yaklaşanlar da bazı problemlerden bahsetmiş ama dizinin umut verici yanlarını daha çekici bulmuşlar.

Ben Beğendim Çünkü…

Dizi derdini ilk bölümde anlatmayı başardı. Oyunculuklar, müzikler, hikaye, reji, kullanılan görseller ve styling gayet başarılı. Burcu Biricik ve Barış Arduç çifti bence oldukça iyi bir seçim.

Dizinin ilk reytinglerinin nasıl geleceğini gerçekten merak ediyorum. Çünkü Diriliş ve Sen Anlat Karadeniz’in reytingleri silip süpürdüğü, Vurgun’un da sürpriz yaparak iyi sonuçlar aldığı bir günde yayına girmek oldukça riskliydi. Umuyorum dizi hak ettiği gibi iyi reytinglere ulaşır.

Tüm ekibe en kalbi hislerimle başarılar diliyorum.

Bora Yıldırım

1986 yılında İstanbul'da doğdum. 2008 yılından beri Bodrum'da yaşıyorum. Gezmeyi ve kitap okumayı severim. Çok konuşur, çok gülerim. Vakit buldukça yazarlığa kabul edilme sebebim olan yerli dizileri izlemeye çalışıyorum. Yabancı dizileri izledikçe yerli dizilerin geldiği noktaya üzülsem de bir gün eskisi gibi tadı ağızda kalan dizilerin televizyonlarda daha çok yer bulacağına inanıyorum.

Önceki Yazı

The Rook Yapımcıları Stephanie Meyer’ın Neden Ayrıldığını Açıkladı!

Sonraki Yazı

Weird City, YouTube Originals’ta Yayınlanmaya Başladı