Formula 1: Drive to Survive

Bir zamanlar merakla takip ettiğim şimdilerde ise sadece denk gelince izlediğim Formula 1 hakkında bir belgesel yapıldığını görünce çok sevindim. Efsane pilot Michael Schumacher’in harikalar yarattığı ya da Türkiye’nin de yarış takviminde olduğu yıllara yetişenler beni daha iyi anlayacaktır, o zamanlar F1 bambaşka bir yerdeydi benim için. Artık aynı heyecanı hissetmesem de yine de arabaların güçlü sesini, yarışların tekrarlarından duymak bile beni ekrana bağlamaya yetiyor. Hiç ilgisi olmayanda bile heyecan yaratabileceğini düşündüğüm bu sporun iç dünyasına yakından bakabilme fırsatı doğunca tabi ki kaçırmam pek olası değildi. işte hakkında edindiğim bilgilerle Formula 1: Drive to Survive’in ilk bölümüyle ilgili yorumlarım;

Kimler Oynuyor

Formula 1: Drive to Survive’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri seslendirmeler dahil tüm belgeselin pilotlar, pilotların aileleri, pist görevlileri, takımların üye ve sorumlularıyla gerçekleştirilmesi. Bir F1 hayranı ya da motor sporları seven için bundan güzeli olamazdı herhalde. Bu harika belgesel Netflix ve Formula 1 ortaklığında izleyiciyle buluşuyor.

“Saatte 320 kilometreyi aşkın hızla gidebilen bir arabanız var. Tekerlek tekerleğe yarışıyorsunuz. 
Bu yarışçılarda neredeyse savaş pilotu mantalitesi mevcut. Onları sıradan ölümlülerden ayıran da bu.
Hatırlıyorum da küçükken, Melbourne’a giderken pitlerin tam karşısındaki tribünlerden biletlerimiz vardı.
Bütün pilotlar oradaydı ve şöyle düşünüyordum, “O birinin çocuğu.” O zavallı anneleri düşünüyordum. 
Sonra onlardan biri oluverdim.”

Konusu Neymiş

Formula 1’i yakından takip etmeyenlerin bile haberdar olduğu gibi 2018 sezonunun şampiyonu pilotlar sıralamasında, son beş yılın dördünde olduğu gibi Lewis Hamilton olurken takımlar sıralamasında da son beş yılda olduğu gibi Hamilton’ın takımı Mercedes oldu. Tabi bu arada ben 2007’den beri şampiyonluk yaşayamayan Ferrari’yi desteklediğim için benim F1’e karşı olan soğukluğumu tahmin edebilirsiniz. İşte Formula 1: Drive to Survive, Hamilton ve Mercedes’in hakimiyetiyle tamamlanan 2018 sezonunda hem pistte hem de pist arkasında yaşananlara izleyiciyi yakından tanık ediyor. Büyük zaferler, kötü yenilgiler, ölümcül kazalar, teknik arızalar, inanılması zor motor gücü, takım arkadaşlarının hem kendi aralarında hem rakipleriyle olan kıyasıya mücadeleleri, takımların masa başı kazanımları, kayıpları, fark ve hayal kırıklığı yaratan liderlikler, uçuk maliyetler ve F1’le ilgili daha birçok şey… On bölümlük bu heyecan fırtınası 2018 sezonunda tüm yaşananları olayın merkezindeki kişilerin bakış açısıyla sunuyor.

Ne Umdum Ne Buldum

Formula 1 denince aklına kırmızı Ferrariler ve eşsiz gülümsemesiyle efsane pilot Michael Schumacher gelen biri olarak son on yılda eskisi kadar F1’i takip etmiyorum. Ama motor sporlarının hepsi gibi F1 de hala ilgimi çekmeye devam ediyor. Bu yüzden Formula 1: Drive to Survive’la karşılaşınca hemen izleme gereği hissettim. Konusunun yanında belgeselin çekiliş biçimi de fazlasıyla hoşuma gitti. Rekabeti bizzat içindeki kişilerden dinlemek bence harika bir fikir. Ayrıca şunu belirtmek istiyorum, -bu söylediğim spoiler’a girerse affedin lütfen- bu sporun önde gelen iki takımı Ferrari ve Mercedes belgeselde az yer kaplıyor. İlk başta bunun bir dezavantaj olduğunu düşündüm ama izledikten sonra F1’i derinlemesine tanımak için mükemmel bir fırsat olduğuna karar verdim. Bir parantez de şuna açmak istiyorum, F1 zaten görsel bir şölen ve belgesel de muazzam çekimleriyle beraber bu şöleni daha harika bir boyuta taşımış.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor

Formula 1: Drive to Survive çok beğenilmiş. Beklediğimden daha fazla olumlu yorumla karşılaştığımı söylemeliyim. F1’i yakından takip edenler belgesele hayran kalmış, Mercedes ve Ferrari’nin geri planda kalması bazıları için olumlu bir özellik olurken kimisi içinse biraz hayal kırıklığı olmuş. Ayrıca sezonun kronolojik olarak anlatımını başarılı bulmayan ve bunun anlatımda karışıklığa sebep olduğunu söyleyen yorumlarla da karşılaştım.

Kimler Bunu İzlemeli

Öncelikle F1 hayranları için şunu söylemem gerek, zaten bu belgeselden haberleri vardır ama eğer yoksa onların yazının bundan sonraki kısımlarını okumalarına gerek yok. F1’i daha yakından tanımak, hız ve adrenalin tutkusunun sadece pistlerle sınırlı kalmadığını bizzat bu işin içindeki insanlardan dinlemek bambaşka bir tecrübe olacaktır. Buldukları ilk fırsatta bu belgeseli mutlaka izlemeliler. F1 hayranı değilseniz ya da ona ilgi duymuyorsanız ise motor sporlarına en ufak bir sempatiniz varsa Formula 1: Drive to Survive’a bir şans verin. Sadece sporu seviyorsanız da bence mutlaka izleyin çünkü izledikten sonra yeni bir ilgi alanınızın olması muhtemel.

Ben Beğendim Çünkü

Yazıda birkaç yerde bahsettiğim gibi F1 eskiden benim için bir tutkuydu. Şimdi o kadar olmasa da hala ilgimi çekmeyi başarıyor. İnanılması güç hızlar, yüksek adrenalin, rekabet dolu harika yarışlar, uzaktan çok hoş gelen motor sesleri, kazanma hırsı, kaybetmenin getirdiği hayal kırıklığı ve bitmek bilmeyen heyecan fırtınası. Bunlar bir F1 hayranı olduğum zamanlarda yoğun bir şekilde hissettiklerimdi. Formula 1: Drive to Survive’ı izleyince o günlere gitmiş gibi oldum. Belgeseli izledikten sonra 2019 sezonun takip etmeye kara verdiğimi söylemeliyim.

Utku Ertem

Önceki Yazı

“İlk ve Son Aşkım” FilmBox HD ekranlarında

Sonraki Yazı

Latina Turkish Awards kazananları belli oldu