Russian Doll İzlemek için 7 Neden

Şubat başında başlamış bir dizi Russian Doll. Natasha Lyonne‘un Nadia karakterini canlandırdığı ve deyim yerindeyse ölüp ölüp dirildiği bir dizi. Sezon incelemesini daha önce şurada yapmıştık. Ekip olarak da diziyi çok sevdiğimizi belirtmeliyim. O yüzden ben de diziyle ilgili bir yazı yazmak istedim. Aşağıya eklemediğim Amy Poehler’in burada adını geçirmek isterim çünkü yapımcı koltuğunda Natasha Lyonne’yle birlikte oturuyor. Komedide kendisini ispatlamış bir kadının yeni işi tek başına izleme sebebi oluşturur deyip listeme geçmek istiyorum. Bu arada tamamen subjektif olarak hazırladım listeyi. Buyurun diziyi izleme nedenlerime;

Bildiğimiz Hikayenin Güncel Versiyonu

Ölmek ve aynı günü tekrar tekrar yaşamak. Bu hikayeyi bir yerden tanıyorsunuz değil mi? Evet Grounddog Day işte tam da bu hikayeydi. Fakat orada aynı gün içinde geçen hikaye burada biraz daha esnemiş, geceden başlamış hatta bazen birkaç gün devam etmiş. Ama en önemlisi içerisinde bol bol metafor barındırmış. Nadia’nın bulunduğu tuvaletin her bir detayı ayrı ayrı incelenmeli bence. Aynada kendisine bakarak başladığı döngüsünde bazen aynalar çıkarılmış bazen partideki insanlar… Bazen de evrenin uzak bir görüntüsüne benzettiğin kapının kendisi yok. Aynaların, insanların ve kapının Nadia’nın geçmişine yapılan göndermeler olduğunu öğrendikçeyse hikaye daha da keyifli olmuş. Yani “aynı günü tekrar yaşamak” konsepti evrilmiş çevrilmiş biraz da psikolojik altyapıyla güncel sürüme getirilmiş.

Ciddili Komedi Var, Daha Ne Olsun?

Hikaye aslında tam anlamıyla karakomedi. Ya da trajikomik. Evet evet tam da böyle. Nadia’nın ölüm sebepleri genellikle çok komik mesela. Merdivenlerden her inişinde mutlaka ölmesi, bunun üzerine aslında daha tehlikeli olmasına rağmen yangın merdivenini kullanması hem eğlenceli hem de tam bir trajedi aslında. Öte yandan Nadia’nın geçmişinden gelen simgeler olayın dramasını biraz daha artırırken Nadia’nın bunları savuşturma yöntemleri de komediyi artırıyor aslında.

İzlerken Sıkılmıyorsunuz

Bunda bölümlerin 30 dakika olmasının payı büyük olmakla birlikte, her bölüm bir hikaye izlemekten ziyade bir bütünün parçasını izliyormuşuz havası, izlerken seyirciyi hiç sıkmıyor. Aksine ilgiyi hep canlı tutuyor. Bir nefeste beş bölüm izlemeniz kaçınılmaz oluyor. Her şeyden önce Nadia’nın küçük detaylara sarkastik yaklaşımları genel hikayede çok güzel anekdotlar oluşturuyor. Zaten bildiğimizi düşündüğümüz hikaye de ilerleyen bölümlerde evrimleşiyor, şekil değiştiriyor, biraz daha ciddileşiyor. Hatta paralel evrene göz kırpıyor. Bu yüzden de ikinci sezonunu çok merak ettiriyor.

Hikaye Kurgusunda Ciddi Falsolar Yok

Evet fragmanları izlediğimizde bile kurgunun genel yapısı kafamızda hemen şekillendi. Sürekli ölen ve aynı geceyle tekrar başlayan bir kadının hikayesi… Fakat bölümlerler ilerlerken karakterlerin yaşadığı değişim, hikayenin geldiği nokta ilk bölümden farklı olmalı. Nadia’yı ilk ve son bölümde çok farklı yerde bırakıyoruz. Ama bu farka rağmen hikaye ilerlerken “yok artık” ya da “burada da çok saçmalamışlar canım” dedirtmiyor. Genel konsept ne kadar fantastik olursa olsun kendi içinde tutarlılığı olan hikayeleri hep sevmişimdir. Russian Doll da tam öyle bir dizi.

Evet, Natasha Lyonne Tek Başına Bir Neden

Orange is the New Black’le tanıdık onu. Ama o kadar eğlenceli bir karakteri vardı ki, burada da izlerken o eğlenceli kadını göreceğimden şüphe etmedim açıkçası. İtiraf etmeliyim çok yetenekli bir kadın olduğunu düşünmüyorum, fakat kendine uygun rolleri çok iyi seçtiğini ve bu sayede sivrilebileceğine inanıyorum. Nadia karakteri, OITNB’deki Nicky’e paralel bir çizgide… Ama Nadia’daki orta yaş hipster havasına bayıldım. Hikayenin gerçeküstülüğüne zıt olarak Natasha Lyonne Nadia’yı o kadar gerçek oynamış ki, sanki her şey olması gerektiği gibi oynanmış izlenimi veriyor izleyiciye… Cool havası ve kıvırcık saçlarının artısından bahsetmeden geçemeyeceğim.

Müzik Seçimlerindeki Başarı

Konsepte mükemmel uyan gotta get up! şarkısıyla geceye başlayan Nadia’ya serüveni boyunca …And the Rain, Death of a Rockstar ve The Promis gibi nostaljik şarkıların yanısıra alternatif diyebileceğim sesler de eşlik ediyor. Şarkı seçimlerinin dizi için ayrıca bir artı olduğunu belirtmeliyim. Spotfy üşenmemiş şöyle bir liste hazırlamış mesela…

Sürpriz Final, Beklenen İkinci Sezon

Hikaye başladığında final için kafamızsa bir şeyler canlanıyor ama hikaye ilerlerken bakıyoruz ki bizi farklı bir son bekleyecek. Nitekim öyle de oluyor. Finalde geldiğimiz noktanın şaşırtıcı olduğu konusunda hemfikiriz sanırım. O yüzdendir ki gelecek olan devam sezonunda her şey değişebilir. Sürekli ölüp geceyi başa sarma hikayesi dışına çıkıp çok farklı bir şey izleyebiliriz. Gerçi bu hali de yeterli sayılabilir fakat devam sezonunun kendini izleteceği tartışılmaz bir gerçek.

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Read Previous

Game of Thrones Final Sezonundaki Savaş Sahneleri Hakkında Büyük İddia

Read Next

Kuzgun 5. bölüm basın özeti ve bölüm içi görseller yayınlandı