Shameless | 9. Sezon İncelemesi | SoruYorum: Hafize & Kamil

Çok sevdiğimiz canımız ciğerimiz Shameless’ımız 9. sezonuyla ekranlara veda etti. Yeni sezon onayını almakta gecikmedi fakat bu sezon iki kayıp verdi. Emmy Rossum ve Cameron Monaghan önümüzdeki sezonda bizlerle olmayacak. Tabii bu gelişmeler ışığında sezonu izlemeye de devam ettik. Yine birbirinden ilginç gelişmeler peşi sıra geldi sezonda… Sezon finali incelemesi yazmayı düşünürken Shameless aşığı arkadaşım Kamil geldi aklıma ve bir soruyorum yazmaya karar verdik. Buyurun bizim sezon incelememize;

Hafize: Hoşgeldin Kamil, hemen malum soruyla başlamak istiyorum. Sezon başında Emmy Rossum’un ve Cameron Monaghan’ın diziden ayrılacağını biliyorduk. Bu bilgilerle sezonu izlemek seyir keyfini etkiledi mi?

Kamil: Merhaba Hafize. Öncelikle bu konsepti çok özlemişim onu belirteyim. Aklıma Westworld birinci sezon günlerimiz geldi. :)

Hemen soruya geçeyim. Fiona’nın karakter gelişimi son iki sezonda çok da beni tatmin etmiyordu. Hikayesini sürekli bencillik ve tam anlamıyla gıcıklık üzerine kurdular. Dizinin ilk sezonunda dahi evi terk etme fikri olan bir karakter sonuçta, bu ayrılık zaten kaçınılmazdı. Özellikle son iki sezonu izledikten sonra diziden bir kişi gidecek ve onu sen seçeceksin deseler Fiona’yı seçerdim. Beni bir süredir rahatsız ediyordu. Sezon başında ayrılacağı haberi geldikten sonra da bu rahatsızlık katlanarak arttı ve artık onun sahnelerine katlanamaz olmuştum. Bu kadar olumsuz yorumdan sonra garip olacak ama, sezon finalinde ne olursa olsun çok duygulandım. Sevemedik vedaları.

Ian ise daha farklı bir durum. Sezonun ikinci yarısında zaten yoktu. Fiona gibi her an sanki diziden ayrılacakmış gibiydi bu akıl hastalığı sürecinde. Ben yine çok gidişatı etkileyeceğini düşünmüyorum. Ben sana bir soru sorayım, sana sorsalardı diziden iki kişi çıkacak ve bu kişileri sen seçeceksin diye. Kimleri seçerdin?

Hafize: Ben Fiona hakkında o kadar keskin düşüncelere sahip değilim açıkçası. Karakter gelişiminin durduğuna katılmakla birlikte geldiği noktanın da kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Yine de evdeki herkesin üzerinde çok büyük bir emeği var ve son yaşadıklarını saçma bulmuyorum. Kimin gitmesini isterdim dersen ben de Fiona derdim bir tanesi için. O da kaçınılmaz olduğu için. Bir diğerine de Ian derdim aslında. Onunla ilgili de çok şeyi tükettik çünkü.

Peki, 9. sezonuyla Shameless’i izledik. Yani dokuz yıldır karakterlerin gelişimini değişimini, hikayedeki yerlerinin artmasını ve azalmasını izliyoruz. Kısaca senden sezonun geneliyle ilgili görüşünü istesem… Sence bu sezon diğer sezonlara göre nasıl geçti?

Kamil: Ben Shameless’ın birinci bölümünü izlediğimde pek bilinen bir dizi değildi. İngiliz versiyonundan iki-üç bölüm izlediğim için Amerikan uyarlamasını merak etmiştim. Hatta pilot bölümü izlediğim gün altyazı falan dahi yoktu. O günden bu güne tam dokuz yıl geçmiş. Şaka gibi ama gerçek. Aramdaki bağ o yüzden çok güçlüdür. Hemen hemen her karakterde kendimden bir şeyler bulurum. Bu yüzden benim için özel bir dizidir. Ben hiç bir zaman kendisini bozduğunu düşünmüyorum. Karakterler çok güzel gelişti. Bunun en güzel örneği de Carl ve Debbie. Bu sezonu da yine aynı tempoda ilerledi ve her bölümünden çok büyük keyif aldım. Özellikle Carl sezonun yıldızıydı.

Hafize: Carl konusunda senaristlerin her an bocalayacağını düşünmekle birlikte Debbie’nin geldiği noktadan o kadar memnunum ki anlatamam. Kesinlikle sezonun yıldızıydılar evet.

Fiona’yla devam edelim o zaman karakterleri konuşmaya, sence gerçekten onun hikayesini bitirdik mi? Evet dokuz sezon boyunca birçok şeyi izledik, evliliklerden döndü, hapishanelerden döndü, hatta ölümlerden döndü… Bir dönem yükselişini izledik sonra dağıtmasını… Bu sezona baktığında nasıl bir Fiona vardı? Ve vedası… Karakterin ayrılışı üzerine birkaç kelam etmeliyiz bence, nasıl bir etki bıraktı sende bu?

Kamil: Evet kesinlikle üzücü bir vedaydı. Yukarıda da söylediğim gibi son dönemlerde çok sevmesem de, bir insanın yaşayacağı tüm iniş çıkışları yaşadı. Hatta hayatımda olan birisine çok benzetirim Fiona’yı o yüzden de hep yakın hissederdim. Son iki sezon gerçekten asıl Fiona’dan çok uzaklaştı ki ailenin ona gösterdiği tepkilerden bunu çok iyi anlayabiliyoruz. Yine ne olursa olsun veda partisini beklememesi beni bile derinden yaraladı. Sonuçta bu karakter dokuz yıldır dizinin dinamosuydu. Ama bir de olumlu tarafından bakarsak, “BEN BU AİLEYE BAKIYORUM KARDEŞİM” triplerinden de kurtulduğumuz için, önümüzdeki sezonun çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Zira Debbie’nin evi organize edişi Fiona’dan çok daha iyi.

Hafize: Fiona’ın “ben bu eve bakıyorum” tepkisini senin aksine çok iyi anlıyorum ben. Çünkü gerçekten öyleydi ve kimse bir şey yapamazken hep o ilgilendi her şeyle… Bu çöküşe hakkı vardı çünkü Ian ve Lip onun kadar emek harcamasalar bile buna benzer çöküşler yaşadı… Herkesin yorulmaya, şikayet etmeye, beklenti içine girmeye hakkı vardır deyip Ian’a geçiyorum. Onun bu “gay jesus” hikayesi nasıldı sence? Hızlı başlayıp çabuk söndüğünü düşünüyorum ben. Bir de Ian’nın hikayesi de bitmeli miydi gerçekten? Yoksa Cameron Monaghan rolünden sıkıldı diyebilir miyiz?

Kamil: Ian’ın “gay jesus” olayı bence dizinin en başarılı işiydi. Hem günümüz sosyal medyasının durumunu anlatıp hem de çok güzel bir toplumsal eleştiri vardı işin içinde. Katılıyorum sana bu olayı çabuk geçiştirdiler. Hatta büyümesini de çabuk geçiştirip birden ulusal kahramana dönüştürdüler. Bu adımlar yavaş yavaş atılsaydı iki sezon daha keyifle izlerdik. Ancak Ian için yazılan hikaye mutlu bitti bence. Hapishanede aşk başkadır. :)

Hafize: Ian’ın hikayesinin bitişinden ben de memnunum açıkçası. İzleyiciye de çok güzel bir umut ışığı olduğunu düşünüyorum. Lip’le devam edelim… Kendisini ve ailesini toparlamaya çalışan bir Lip izledik bence bu sezon. Alkol sorunuyla başa çıkmaya çalışırken ilk bölümde tanıştığı Tami’yle ilişkisini izledik sezonun ikinci yarısında. Tabi arada Fiona’yı evden kovmak ve başka bir alkoliğe sponsor olmak gibi şeyler de yaptı? Sen Lip’i nasıl buldun bu sezon?

Kamil:Lip’in üniversiteden ayrılışı benim için büyük tramvaydı. Açıkçası bu zekada birisi olsam ve buları yaşasam muhtemelen intihar etmiştim bile. Lip alkol sorununu ve bu bağlamda üniversite sorununu inanılmaz güzel atlattı. Bu sezon beni tek rahatsız eden konu Tami oldu. Lip’e bu kadar dengesiz birisi iyi gelmez diye düşünüyorum. Tami haricinde sezon boyunca yaşadığı ve yaptığı her şeyi birebir destekliyor, ben olsam ben de aynısını yapardım diyorum.

Hafize: Tami’nin dengesizliği konusunda sana katılmakla birlikte böyle birisiyle ilgilenmeden Lip tam olarak büyüyemezdi bence. Tami’yle olan ilişkisi onun karakterinde daha derin izler bırakacak bence. Debbie’yi detaylandırmak istiyorum biraz daha…. Bu sezon çok başka ve kendini bulma yolunda ciddi adımlar atan bir Debbie gördüğümüze çok seviniyorum ben. Cinsel karmaşası bir yana feminist tutumunu desteklediğimi belirtmek isterim. Sezonun ikinci yarısından da anlıyoruz ki ailenin ikinci Fiona’sı olacak. Ama en çok geçtiğimiz sezonlardaki ergen halinden kurtulmasına seviniyorum. Sen neler düşünüyorsun onunla ilgili?

Kamil: Debie gerçekten çok yol katetti. Lip gibi onun da en zor dönemi hamilelikti ve o olaydan sonra kolay kolay sağlıklı bir şekilde hayata geri dönemeyeceğini düşünüyordum. Bu sezon Carl’ın sevgilisine yürümesi dışında resmen dev bir karaktere dönüştü. Evi yönetme tarzı harika. Hammurabi kanunları gibi Debie kanunları var artık evde. Gallagher evi hiç bir zaman bu kadar düzenli olmamıştı.

Hafize: Onun evi yönetme biçiminden ben de memnunum açıkçası ama bu başarının arkasında da Fiona var bence. Unutma ki Debbie kendisinden önce evde bir örnek gördü. Bu örnekteki eksikleri görme şansına sahipti o yüzden daha başarılı olması kaçınılmaz olacaktır.

Carl’a gelirsek… Onun psikopat hallerinin askeriye gibi alana kanalize edilmesine seviniyorum ama sezon finalindeki umut kırıcı konuşmasına baya üzüldüm. Onun bu gelişimi ve bu sezonki halleri nasıldı sence?

Kamil: Carl bence tüm dizide karakterini en çok geliştiren isim. Onun kedi kesen hallerinden bu günlere geleceğini, herhangi bir olaya kanalize olacağını asla düşünmezdim. Hem bireysel olarak hem de aile ferdi olarak her şeyi yapıyor. Para kazanıyor, saygı duyuyor, sevgi gösteriyor. Her şey var. Açık ara ikinci favori karakterim Carl oldu.

Hafize: Veee Frank. Her zamanki Frank hareketleriyle evsizler yarışmasından tut da sevgilisinin hamile kalması için yaptığı oyunların tam onluk davranışlar olduğu konusunda hemfikiriz sanırım. Fiona’yla girdiği “iyi alkolik-kötü alkolik” konuşmasını da uzun bir süre unutamayacağım, ne kadar da haklıydı değil mi? Ama sezon finaline kırık bir ayakla girmesi onu biraz durgunlaştırdı sanırım. Frank nasıldı sence bu sezon?

Kamil: Sondan başlamak istiyorum. Frank’in ayağını kırmasına gerçekten gerek var mıydı? Acaba onunla da sözleşme sorunları falan mı var? Harika bir sezon geçirirken sezon sonunda evde altı bezlenen adama döndü. Sana kesinlikle katılıyorum, iyi alkolik-kötü alkolik konuşması son dönemlerde izlediğim en iyi sahnelerden birisiydi. Ayrıca Fiona evden ayrılırken sırtı dönük veda konuşması yaptı ya, Frank’in gözleri dolu konuşurken, ben ise saldım kendimi ekran başında. :)

Hafize: O son sahnenin başarısına kesinlikle katılıyorum. Kendince o da veda etti Fiona’ya. Fiona’ın çıkarken sadece Frank’i görmesiyse ayrıca ironikti bence… Zira ailenin ilk çocuğu o. Yani o geldiğinde de evde kimse yoktu…

Evet sıra senin en sevdiğin çifte geldi. Kev ve V. Bu sezon nasıllardı sence? Svetlana’nın olmayışı, Kevin’in yeni bir çocuk aşkı derken Kevin’in vazektomi ameliyatıyla bitirdik sezonu. Sözü fazla uzatmadan sana bırakıyorum. Ne diyeceksin onlarla ilgili bu sezon?

Kamil: Sana son dakika bilgisi vereyim, Randall & Beth çiftinden sonra tahtını kaybetti V ve Kev. :)

Hem derdim sana Svetlana bu ilişkiye renk katıyor ama olmasa daha eğlenceli olur diye. Gerçekten de öyle oldu. Her zaman alışık olduğumuz bir sezon geçirdiler. Fiona ile V’nin ilişkisi sonunda rayına oturdu. Kev ise yine hiç bir şeyden habersiz kendi kendine oyalanıyor. Bu ikilinin hayata tutunma olayına hayranım. Adeta yaşama sevinci doluyorum onları gördükte.

Hafize: Randall ve Beth (This is Us) ama ya onlar için Kev ve V ikinciliğe yollanabilir haklısın. Biraz da yeni sezon fikirlerini almak istiyorum. Fiona ve Ian’nın olmayışı hikayeyi ne yönde etkileyecek sence? Onların ayrılışıyla rahatladık mı yoksa eksikliklerini hissedecek miyiz? Yeni sezonda neler bekliyorsun?

Kamil: Kesinlikle rahatladık. Kum torbalarını atınca yükselen balon gibi görüyorum diziyi. Eğer zoraki yeni karakterler koymazlarsa Carl, Debie, Frank ve Lip’i daha fazla izleyeceğiz. Ayrıca Liam’da işin içine mutlaka girecektir. Şimdiden söylüyorum, seneye burayı alıntılarız; önümüzdeki sezon en iyi Shameless sezonu izleyeceğiz.

Hafize: İki karakter de gelişimlerini bir şekilde tamamladıkları için gitmeleri beni de çok rahatsız etmedi. Şimdi diğer karakterler için büyük bir sıçrama noktası hazırlanabilir. Ben de büyük heyecanla bekliyorum açıkçası. İyi bir sezon izleyeceğimize güvenim tam.

Evet, güzel sohbet için teşekkürler Kamil. O zaman 10. sezon finalinde görüşmek üzere :)

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Önceki Yazı

Love, Death & Robots | İnceleme | İlk 9 Bölüm

Sonraki Yazı

Love, Death & Robots | İnceleme | Son 9 Bölüm