Salih Çiftçi

Hiç bitmeyecekmiş gibi gelen bir haftadan sonra ikinci bölümü de geride bıraktık ve sonunda büyük savaşa bir adım daha yaklaştık. Önümüzdeki bölümün tamamı savaşa ayrılacak, yani bu demek oluyor ki bitmek bilmeyecek bir hafta daha bizleri bekliyor. Gelecek bölümle ilgili tahminlerimi yazının sonunda yapacağım, önce ikinci bölüme bakalım.

İkinci bölümün fragmanında kayda değer çok az şey gösterdikleri için beklentim fazlaydı hatta savaştan bir şeyler görmeyi de bekliyordum ama bölüm genellikle savaşa hazırlık tadında geçerken tıpkı ilk bölümdeki gibi yolları daha önce kesişmiş birçok karakterin yeniden bir araya geldiklerini gördük. Bölüm beklenildiği gibi Jaime’yle ilgili kararın alınmasıyla başladı. Dany konuşmaya çok sert başladığı için Jaime’nin sonunu iyi görmüyordum ama son kararı veren Sansa oldu ve Jaime’yi Daenerys’in gazabından kurtardı diyebiliriz. Konunun böyle çözülmesi iyi oldu çünkü Dany’nin vereceği karar tamamen kişisel olacaktı ki bu savaş ortamında mantıklı bir bakış açısı olmazdı. Aynı sahnede Bran’in “Aşk uğruna yaptıklarımız…” demesi bölümün en iyi anlarından biriydi fakat Jaime ve biz hariç hiç kimsenin anlamamış olması yine Bran’e yönelen anlamsız bakışlara sebep oldu. Jaime’nin kurtulmasına da içten içe sevindim ama bu durum kendime şunu sormama sebep oldu: Neler olup bitti de dizinin başlarındaki müthiş itici Jaime’yi sever hale geldim, geldik?

Bu sahneden sonra tamamen Jon Snow’un öğrendiği gerçekle ilgili ne karar vereceğine odaklanmıştım ama bunu bölüm sonuna saklayacaklarını da tahmin etmeliydim. Jon’un Dany’ye söylediği ana kadar çok uzun ve bence boş sekanslar izledik. Elbette ben de seviyorum karakterlerimizin oturup içki içerken güzelce sohbet etmelerini ama bu sezon altı bölüm arkadaşlar, sadece altı! Herkes ne psikolojide, ne yapıyor seyirci görsün istemişler ama bence bu kadar uzatılmasına gerek yoktu. Bunlar yerine Cersei’nin neler yaptığına dair bir şey gösterebilirlerdi zira bütün bölüm Winterfell’de geçti. Yine de bu gereksiz gördüğüm sahnelerde bahsedilmeye değer bir şeyler var. Mesela Ghost, onu Jon Snow’un yanında görmek gerçekten çok güzel. İlk bölümde görmeyi beklediğim iki birleşme de bu bölüme saklanmış. Jaime-Brienne ve Lyanna-Jorah yani Mormont kuzenler. Jaime ile Brienne’nin arasındaki elektriklenme zaten beklenen bir şeydi ama bu ikiliye Tormund da katılınca izlemesi inanılmaz eğlenceli bir şeye dönüştü sahneler. Tormund’un Brienne’le ilgili söylediği her bir kelimeye kahkahalarla güldüm ama maalesef Tormund, o iş yaş. Bölümde hayal kırıklığına uğradığım bir diğer noktaysa Theon’un gelişi. En azından Jon’la ilk karşılaşmalarını görmek isterdim. Sansa ise tam beklediğim gibi bir tepki verdi. Zaten Theon’u tamamen olumlu karşılayacak tek kişi oydu.

Savaş stratejisini belirledikleri sahneye inanamadım desem yeridir. Winterfell’deki bütün önemli karakterleri ilk kez bir arada gördük bu sezon. Fikirler, teoriler ve planlar havada uçuşacak derken herkes gelen ilk fikre -o da Bran’den- onay verdi. “Bana gelecek.” diyor Bran. Tamam sana gelecek de sen kimsin? Kim olduğunu ne ara anlattın insanlara, üç gözlü kuzgunun ne olduğunu nereden biliyorlar, Night King’in işareti nasıl senin üzerinde? Bunlar atlanacak şeyler değildi bence. Özellikle Jon Snow’un bunları öğrendiği sahneyi görmeliydik. Tamam hadi Bran’in planını uygulayalım ama Bran’i orada koruyacak kişi Theon mu? Gerçekten mi ya? Sebebiyse “Bu kaleyi senden ben aldım.” Neden Jon, Tyrion, Jorah ve Dany doğru düzgün bir plan yapmadı? Bu sahnelerin gerçek olmamasını isterdim ama maalesef…

Bölümün en çarpıcı noktası tabii ki Jon’un gerçek kimliğini Dany’ye açıkladığı son sahne, tam da Lyanna Stark’ın heykelinin önünde. Sanırım bu konuşmanın yapılacağı en doğru yer burasıydı. Daenerys Rhaeger dediği andan itibaren nefes alamadım resmen. Dany’nin vereceği tepkiyi o kadar çok merak ettim ki ileri sarmamak için kendimi zor tuttum. Tepkisinin benimle birlikte Jon Snow’u da şaşırttığı apaçık ortadaydı çünkü Dany aralarındaki ilişkiden önce tahtı düşünüyordu. Dany’nin tahtı ne kadar arzuladığını bildiğimiz için bu tepki aslında normaldi ama “Bu seni Targaryen ailesinin son erkek varisi yapar. Yani Demir Taht’ta iddian olur.” demesi Dany için bile fazlaydı. Jon da bizler gibi farketti ki konu taht olduğunda Dany’nin gözü hiç kimseyi görmeyecek. En başta ilişkilerini düşünmemesinin sebebi sadece taht arzusu olmayabilir tabii. Targaryen ailesinin kanlarını saf tutmak için yakın akrabalar arasında evlilik yaptığını biliyor sonuçta, tıpkı Lannisterlar gibi. Bütün bu karmaşa Daenerys’in hamile olmasıyla çözülebilir aslında. Çanların çalmasıyla bu büyük şok yarıda kaldı ve ikisi de konuyla ilgili tam olarak ne hissediyor bilmiyoruz. Öyle görünüyor ki savaş bitene kadar da bilemeyeceğiz.

Evet gelelim savaşa. Gelecek bölümün sezonun en belirleyici bölümü olacağı ortada. Fragmandan gördüğümüz kadarıyla Night King de gelmiş. Beklentim, ejderhaların bol bol göründüğü görkemli bir savaş. Umarım bütün bütçeyi ejderhaları romantik bir gezide kullanmak için harcamamışlardır. Dany’nin ölen ejderhasını gördüğünde yaşayacağı bir kırılma anı olacak bence. Yaptırdığı silah bakımından Arya’nın bu savaşta büyük bir rol oynayacağını tahmin ediyorum. Önceki sezonlarda Arya’nın uzun silahlarla ne kadar etkili ve tehlikeli olduğunu gördük. Yüz değiştirme yeteneği de göz önüne alındığında Night King için büyük bir tehdit olabilir. Zaten Arya’nın ilk sezondan beri geçirdiği süreci çok büyük bir olaya hazırlık olarak görüyorum. Bran’in Night King ile tekrar karşılaşmasını ise inanılmaz merak ediyorum. Bu sezon bolca gördüğümüz “birleşmelerin” en önemlisi olacak. Bu bölümde veya en fazla dördüncü bölümde Night King ve ak gezenlerle ilgili olayların tamamen biteceğini düşünüyorum ve devamında ise hayatta kalanların Cersei’yle yapacağı taht savaşını izleyeceğiz.

Üçüncü bölümün fragmanı:

Salih Çiftçi

Önceki Yazı

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi’nin yeni bölümlerinden tanıtım yayınlandı

Sonraki Yazı

Kit Harington: Yeni Hugh Grant olmak istemiyorum