Utku Ertem

Game of Thrones hatta tüm yabancı diziler içerisinde bir bölüm bu kadar merakla beklenmiş midir bilemiyorum. Final sezonunun üçüncü bölümü “The Long Night” başından sonuna kadar izlediğim ve duyduğum en uzun savaşla dizi tarihine adını yazdırdı. Uzun olması tamam ama başarılı mıydı diye soracak olursanız, bence çok başarılıydı. Bu kadar merakla beklenen bir bölüm elbette birçok izleyiciyi tatmin etmeyecekti. Ne ölümler ne savaştaki taktiksel ve kişisel tercihler ne de dizinin sonu yeterli bulunacaktı. Örneğin ölen en büyük karakterin Jorah oluşu, Dothrakilerin kurbanlık koyun gibi öne sürülüşü ve peşlerinden yağan alev topları çoğu izleyiciye anlamsız gelecektir. Bunların Game of Thrones kalitesine yakışmadığını düşünebilirsiniz. Normalde ben de bu eleştirilere katılırdım ama beklentinin bu kadar yüksek olduğu bir bölümde ayrıca bölümdeki artıları düşününce tüm bu eksiler gözümde kayboldu. Artılar deyince, öncelikle çaresizliğin bu kadar iyi yansıtıldığı bırakın bir dizi herhangi bir yapım görmedim. Ejderha sahneleri tek kelimeyle muazzamdı. Birçok toplu ve bireysel savaş sahnesi mükemmeldi. Ama bölüme yönelik yoğun eleştiri duyacağımızdan hiç şüphem yok.

Ak Gezenler konusunda nispeten daha tecrübeli olsa da Sam’in tir tir titremesi, olacaklar hakkında sinyal verir gibiydi. Melisandre’nin tüm Dothrakilerin kılıçlarını alevlendirmesi ve alevler içindeki atlı ordunun kuş bakışı ilerleyişi harikaydı, her ne kadar sonları karanlıkla noktalansa da. Dothrakileri saflarına katan ölü ordusu, dünya üzerinde onlardan başka hiç kimseden korkmayan Lekesizlerin üstüne öyle bir çullandı ki… Şaka bir yana bence yüzleşilen karanlığın dehşetini en iyi anlatan, korku nedir bilmeyen Gri Solucanın neredeyse paniğe kapılmasıydı. Missandei onu yumuşattı dediğinizi duyar gibiyim.

Bu bölüme dair en merak ettiğim konulardan biri de Night King’in tahmin edildiği kadar korkutucu olup olamayacağıydı. Her ne kadar savaşa müdahil olması geciktiyse de giriş yapmadan önce öyle bir taktik uyguladı ki benim fazlasıyla takdirimi kazandı. İnsanların en güçlü iki silahını etkisiz kılmak için bir kar fırtınası başlattı. Bu fırtınayla ejderhaların görüş açısını sıfıra indirip ordusunun ilerleyişini hızlandırdı. Üç ejderhanın kapıştığı sahneler ise inanılmazdı gerçekten. Siz de benim gibi o sahneleri duvar kağıdı yapmayı düşündünüz mü? Ya Night King mızrağını eline aldığında benim kadar endişelendiniz mi Snow ve Rhaegal için? Neyse ki Daenerys yine Snow’un imdadına yetişti ve Night King’i Viserion’dan düşürmeyi başardı. Daenerys, mavi gözleriyle ona dimdik bakan Night King için ejderhasına meşhur emrini verdiğinde kaçımız onun öleceğine inandı ki? Alev topunun içinden pis pis sırıtarak çıkan Night King durumun vahametini adeta yüzümüze çarpar gibiydi. Bu dehşet verici anın bizim gibi bir tanığı da Snow’du. Kılıcını çekip Night King’in üzerine koştuğu an işte o an dedim. Her şey bitiyor. Uzun gece noktalanıyor diye düşündüm. Ta ki ellerini kaldırana kadar. Tıpkı ona ulaşmak için depara kalkan Snow gibi ben de anlamıştım bu hareketin anlamını. Night King ordusunun potansiyel yeni adaylarını uyandırıyordu. Ters köşeye yatırmaya bayılan Game of Thrones acaba izleyicisine yeni bir mutsuz son mu hazırlıyordu. Çünkü savaş meydanındaki yeni uyandırılmış ölülerin arasında Snow, en yumuşak tabirle ayvayı yemek üzereydi. Ama yine, yine ve yine Daenerys imdadına yetişiyordu Snow’un. Bu adam bunca kurtarılmadan sonra tahtta hak iddia ederse onun… Neyse Night King komutanlarını alıp Viserion’un ve yenilmez ordusunun yıkmakta olduğu Winterfell’e Bran’ın yanına doğru ilerliyordu.

Bütün bunlar yaşanırken bölüm boyunca Melisandre’nin gerek davranışları gerek sözleriyle izleyiciye hakkında spoiler verdiği Arya, inanılması zor bir hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Gerilimin had safhaya ulaşmasında büyük rol oynadıktan sonra ortadan kaybolan Arya için kısa görünen ama oldukça uzun hissettiğimiz kısım başlamıştı. Ve Night King Bran’ın yanına ulaşmıştı. Çılgına dönmüş ölü ordusunun aniden sessizliğe ve sakinliğe bürünmesi şok ediciydi. Hem izleyicinin hem de Bran’ın gözünde kendisini affettirmeyi başaran Theon, Night King’in ellerinde ani ve merhametten yoksun bir şekilde can verdi. Night King, Bran’a yaklaşırken aklımda sadece Bran’ın yerine Arya’nın geçtiği vardı. Ama Arya’nın Bran’ın ona verdiği bıçakla Night King’in üstüne uçması beni oldukça şaşırttı. Bu ne cesaret diye düşünürken Night King boğazından yakaladı Arya’yı. Bıçağı elinden düşürdüğüne gayri ihtiyari ellerimi başıma götürdüm. Ama Arya yine hareketini yaptı ve şaşkın bakışlarımın arasında koca Night King’i buz parçalarına ayırdı. Tabi o saatten sonra yenilmesi mümkün olmayan ölü ordusunu da.

Dizinin başından beri konuşulan olayın bir bölümde bitirilmesi birçok şey gibi konuşulacaktır elbet. Fakat ben bölüm sonundan oldukça memnunum. Beğendiğim bir karakterin bu dehşete son vermesi ve kalan üç bölümün taht oyunlarına ayrılacak olması beni oldukça sevindirdi. Hoş ben bu geceyi yaşamış ve kurtulmuş olsam “alın tahtınızı sokun münasip bir yerinize” der sıcak bir deniz kenarına giderdim ama Daenerys’in tahtın peşini bırakmayacağını biliyorum. Uzun geceden sonra ordu falan kalmadığını düşünürsek ve sadece yaralı Drogon’la -ejderhalardan Rhaegal’in akıbetini bilmediğim için- Cersei karşısında şans yok gibi. Neler olacak kestirmek mümkün değil fakat söylediği gibi Cersei’yi Tyrion parçalarsa hiç şaşırmamak gerek. Son olarak bir konudan daha bahsetmek istiyorum. Bran’ın kuzgunlara wargladıktan sonra uzun bir süre kendinde olmadığını fark etmişsinizdir. Etrafında dehşet kol geziyorken onun iki üç kuzguna takıldığını hiç sanmıyorum. İlerleyen bölümlerde buna mutlaka akla yatkın belki de bizi yine şaşırtacak cevaplar alacağımız düşünüyorum. Aksini düşünmüyorum çünkü bu seviyede bir dizi için felaket olurdu.

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

Kadın, 60. bölümden basın özeti, görseller ve ikinci tanıtım yayınlandı

Sonraki Yazı

Genç Yetenekler Atölyesi O Sensin yarışmasının kazananları belli oldu