Leke | Marin Marin’i iflastan kurtaracak CEO Yardımcısı aranıyor

Son dönemde yayınladığı dizilerle hüsran üstüne hüsran yaşayan Kanal D, Zalim İstanbul’la bir nebze nefes almışken yeni dizisi Leke’yi bana göre büyük bir hatayla geçtiğimiz salı akşamı yayınlamaya başladı. Bundan birkaç hafta önce çok sağlam bir kadro ve etkileyici bir hikayeyle Yüzleşme dizisini salı akşamı yayınlayan ve erken final kararı alan kanal o diziye nazaran daha az etkileyici bir kadrosu olan ve gidişatı daha bilinebilir bir hikayeye sahip Leke’yi neden bu günde yayınlama kararı aldı anlamadım. Malumun ilanı olan reyting sonuçları da dizinin ilk bölümüyle rakiplerinin çok gerisinde kaldığını gösterdi.

Tims&B Yapım’ın hazırladığı dizinin senaryosunu Yıldız Tunç kaleme alırken Metin Balekoğlu da yönetmenliğini üstleniyor. Dizinin başarılı müziklerini hazırlayan kişiyse benim çok sevdiğim bir isim olan Cem Yıldız.

Kimler Oynuyor?

Dizinin baş rollerinde son olarak Söz dizisinde Fethi karakterine hayat veren Burak Sevinç ve Hayat Bazen Tatlıdır dizisiyle genç kuşağın dikkatini çekmeyi başaran Melis Sezen yer alıyor. Diğer önemli rollerde Selen Uçer, Tolga Güleç, Nail Kırmızıgül, Mehmet Bozdoğan, Tuğçe Açıkgöz, Lale Başar, Nurinisa Yıldırım, Ferdi Sancar, Selahattin Paşalı, Yağmur Özbasmacı, Ziya Çiçek, Serap Öner, Aslı Turanlı, Mert Asutay, Mehmet Avcı ve Ali Savaşçı yer alıyor. Bir de küçük oyuncumuz, sevimlilik abidemiz Kerim Tuna Kaba var ki ilk bölümü izlerken izleyende “iyi ki var” hissi uyandırıyor.

Ana karakterler Yasemin ve Cem’e hayat veren Melis Sezen ve Burak Sevinç iyi bir ikili olmuşlar. Ben daha önce Melis Sezen’i izlememiştim ama Yasemin olarak gayet başarılı buldum. Burak Sevinç zaten benim çok başarılı bulduğum bir isimdir. Leke’de de oyunculuğunu beğendiğimi söyleyebilirim. Cem’in iş arkadaşı, şirketin diğer CEO Yardımcısı Mehmet karakterine hayat veren Tolga Güleç de rolünün hakkını vermişti ama Selen Uçer ilk bölümde Yasemin’in patronu Serpil rolüyle gerçekten göz kamaştırdı. Organizasyon şirketi sahibi Serpil’in diğer yandan kadın satıcılığı yapıyor olması bu karakteri sıradan olmaktan çıkarıyor.

Konusu Neymiş?

Yasemin Almanya’da doğmuş, henüz bilmediğimiz bir sebepten yetiştirme yurdunda büyümüş, bir organizasyon şirketinde çalışıp, ev arkadaşı Şirin’le geçim savaşı veren ve babaları ayrı olduğu için işitme engelli kardeşi Murat’ın velayetini almaya çalışan genç bir kadın. Kardeşinin işitebilmesi için ameliyat parası biriktirmeye çalışıyor.

Cem Marin Marin isimli bir holdingde CEO Yardımcısı görevini yürüten, iş arkadaşı Mehmet’le tatlı bir rekabette olan genç bir adam. Hayatta erkek kardeşi Arda ve halası dışında kimsesi yok. İşinde başarılı, insanlara karşı hep mesafeli bir karakter. Babası ölmüş, annesiyle görüşmüyor. Annesinden yıllar sonra karşılaştığında bile dokunmaktan tiksinecek kadar nefret ediyor.

Yasemin ve Cem’in yolu holdingin organize ettiği bir gecede kesişiyor. O gece Mehmet Yasemin’i odasına çağırıp taciz edince Yasemin olayı mahkemeye taşıyacağını söylüyor. Otel yetkilileri durumu Cem’e iletince Cem Yasemin’in yanına gidiyor ve ona az önce yaşadığı olayı mahkemeye götürmemesi için para teklif ediyor. Teklifi duyan Yasemin Cem’e tokat atıp mekanı terk ediyor. Cem Yasemin’in holdingden para koparmak için böyle bir oyun oynadığını düşünürken olayın iç yüzü ortaya çıkıyor.

Bu olaydan birkaç gün sonra kardeşi Murat’ın ameliyatı için patronu Serpil’den 45 bin lira borç alan Yasemin, ev arkadaşı Şirin’in eskortluk yaptığından habersiz onun bulunduğu tekneye gidiyor. Amacı Şirin’in evde unuttuğu telefonunu ona götürmek. Fakat kendisini bir anda teknede buluyor, tekne kıyıdan açılıyor ve Yasemin içeride dönen olayları idrak ettiği anda teknede bulunan kızlardan birisi uyuşturucudan ölüyor ve kaptan durumu polise bildiriyor. Bu arada teknedeki kişilerden biri de Cem’in kardeşi Arda.

Ne Umdum, Ne Buldum?

Dizinin ismi ilk duyulduğunda başrol için erkek oyuncu bulunamadı. Her şey tamam tek eksik erkek başrol oyuncusuyken çare aynı yapım şirketinin başka bir dizisi olan Söz’de bulundu ve bu diziyle geniş bir hayran kitlesine kavuşan Burak Sevinç’in canlandırdığı Fethi karakteri öldürülerek oyuncu Leke’ye transfer oldu. Fethi karakterinin sevenleri bu duruma çok sinirlendi, diziyi protesto edeceklerini söyleyen açıklamalar yaptılar. Ben bu duruma çok sevinmiştim. Çünkü Burak Sevinç Söz öncesinde de sevdiğim bir oyuncuydu ve Söz benim izlemekten zevk aldığım dizilerden biri değil. Hatta keşke Tolga Sarıtaş, Sarp Akkaya falan da diziden ayrılıp daha iyi projelerde seyirciyle buluşsa diye çok hayıflanırım. Kaldı ki Burak Sevinç artık başrol oynayabilecek kabiliyete sahip bir oyuncu.

Sonrasında dizinin ilk tanıtımı yayınlandı ama biz yeni bir dizinin tanıtımını mı izledik yoksa Binbir Gece’nin düşük bütçelisini mi anlamadık. Bahsettiğim tanıtımda erkek karakter kadın karaktere para teklif ediyordu. Üstelik sadece 50 bin lira. Arka fonda konuşan kadın karakter “Hayat neden bu kadar zor? Kadın olmak neden bu kadar zor?” diye soruyordu izleyiciye. Tanıtım benzer ama etkileyiciydi bana göre. Kadro da, izlediğim tanıtım da çok ilgimi çekmemişti ama ilk bölümü izlemeyi düşünmüştüm.

Salı akşamı diziyi izleyemedim ama kısa bir bölümüne denk geldim. Yasemin tacize uğramış, evinin kapısının önünde otel yetkilisiyle görüşüyordu. Kendisine saldıran kişiyi mahkemeye vermeyeceğini söylüyordu. Çünkü kendisi fakir ve yalnız bir kadındı, karşı tarafın avukat ordusuyla baş edemezdi. Sonrası bende yok. Beynim durdu sanki. Tamam, ülkemizde maalesef hak, hukuk gibi kavramlar yok denecek seviyelerde. Fakat bunu isyan gibi göstererek kanıksamış olmak bana kendimi iyi hissettirmedi. Üstelik bu senaryoyu bir kadın yazıyor. Bugün dizinin ilk bölümünün tekrarı yayınlanınca oturup baştan sona izledim. İşitme engelli birine “sağır” demeyi ayıplayan bir karakterin yazıldığı bir hikayede kadınlara zenginlerle baş edemeyecekleri yönünde bir mesaj vermek yakışmadı bu diziye.

Geleyim başlığı CEO aranmasıyla ilişkilendirmeme sebep olan olaylara. Holdingin iki tane CEO yardımcısı var; Cem ve Mehmet. Bunlardan birisi CEO olacak. Fakat ben patron olsam ikisini de kovarım. Neden? Bir kere Mehmet her şeyden önce sapık. Kendisine hayrı olmayan bir adamın Marin Marin gibi uluslararası bir şirkete ne hayrı dokunabilir ki? Adamın her hareketi karşı cins dışında her şeyi düşündüğünü ispatlıyor gibi. Hal böyle olunca Cem için Mehmet kolay lokma. Fakat kazın ayağı öyle değil. Cem çok çalışkan bir adam olabilir. Genç yaşında bu pozisyona gelmiş olması bunu gösteriyor. Gel gelelim Cem, olayları tek kişiden dinleyerek herhangi bir kanıta gerek duymadan sonuca gitmeye meyilli, burnunun dibindeki düşmanı göremeyecek kadar saf bir adam.

İlk bölüm genelinde konuşursam karşımızda bir yanlış anlaşılmalar silsilesi var. Cem, Yasemin, Serpil ve diğer birçok karakter olayları yanlış anlamak için yazılmış gibiler. Oysa elimizde gerçekten doğru kurgulanıp doğru diyaloglar yazılsa izleyiciyi kendisine çekmeyi başarabilecek bir ana hikaye var. Tabii bunun için öncelikle kulağı tersten tuttuğumuzda daha çok izlendiğimize olan gereksiz inanışımızı bir kenara koymamız lazım.

Sosyal Medya Bu Dizi İçin Ne Diyor?

Dizi için genel olarak olumlu yorumlar yapılmış. Oyunculuklar beğenilmiş. Melis Sezen’in benim orijinal sandığım saçları meğer boyaymış. Onlar da beğenilmiş ki bence de çok hoş. Melis Sezen’in işaret dilini ustaca konuşuyor olması takdir toplamış. Oyuncunun bu konuda çok daha önceden eğitim aldığını öğrendim ve mutlu oldum. Keşke hepimiz bu dili öğrenebilsek ve işitme engelli bireylerle daha kolay anlaşabilsek. Burak Sevinç hayranlarının bir kısmı yeni rolünü hemen benimsemişken bir kısmıysa ısrarla Avcı’yı izlediklerini söylemişler. Bunun çok adil bir yorum olduğunu söyleyemem. Dediğim gibi Söz’ü çok izlemedim ama Fethi’yle Cem arasında Burak Sevinç ciddi farklar yaratmayı başarmış. Bunu ısrarla görmek istememek oyuncuya saygısızlık bana göre. Selen Uçer’in Serpil performansı için nefret dolu yorumlar okudum ve buna sevindim. Çünkü gerçekten o performans bu tip bir alkışı hal ediyordu.

Kimler Bu Diziyi İzlemeli?

Tamam tamam, Binbir Gece’yi yazın bir kenara. Şirket içi rekabet, hasta bir çocuk vs. benzerlikler var. İçeriğindeki entrika sebebiyle şu an yayınlanan Kardeş Çocukları, Zengin ve Yoksul gibi dizileri izleyenler Leke’yi de sevebilir. Özünde barındırdığı kadın hikayesiyle zor bir ihtimal de olsa Kadın’ı izleyenlerin de ilgisini çekebileceğini söylemek isterdim. Fakat yazımın başında da bahsettiğim gibi Kanal D diziyi gidip Kadın’ın karşısına koymak gibi bir gaflette bulunduğu için o iş biraz zor.

Ben Beğenmedim Çünkü…

Eğer dizi bu taciz sahnesi sonrası Cem’in olan biteni hemen öğrenip Yasemin’in yanında durmasıyla başlasaydı açıkçası her hafta izlerdim. Hatta Cem bu durumu öğrenmese ama Yasemin her şeye rağmen dik durabilseydi tadından yenmezdi. Fakat Cem olayın iç yüzünü öğrenene kadar Yasemin o saçma repliği söylemişti bile. Keşke bu dizi gerçek bir kadın hikayesine yoğunlaşsaydı da Yasemin önümüzdeki bölümlerde Cem’in himayesine girmek yerine hem Mehmet’e hem Cem’e savaş açsaydı, Cem olayı yavaş yavaş çözüp kafasını taşlara vursaydı. Kimse kusura bakmasın ama Cem bu saatten sonra ağzıyla kuş tutsa benim gözümde bir kahraman olamaz. Hayatına nasıl kadınlar girmiş, annesiyle derdi ne bilemem ama her kadını bir kişinin lafıyla aynı kefeye koyması Cem’i ilk bölümde öldürdü benim için.

Evet, oyunculuklar başarılı ama hikayenin nereye gideceği o kadar belli ki bende zerre kadar merak uyandırmıyor. Eh, durum böyle olunca da takip etmemi gerektiren bir durumum olmuyor. Yine de ekibin emeklerine sağlık. Umarım hikayeyi evirmeyi ve reytinglerini artırmayı başarır.

Bora Yıldırım

Bön Türk.

Önceki Yazı

Russell Crowe’un başrolü olduğu The Loudest Voice’un yayın tarihi belli oldu

Sonraki Yazı

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi’nin yeni bölümlerinden tanıtım yayınlandı