Swamp Thing | Bataklıktan Kahraman Çıkar mı?

Yabancı dizi dünyasında adeta bir salgına dönüşen çizgi roman uyarlamaları bir yenisiyle devam ediyor. DC Comics‘in Len Wein ve Bernie Wrightson imzalı sevilen çizgi romanı Swamp Thing, 31 Mayıs’ta aynı isimle DC Universe aracılığıyla izleyiciyle buluştu. Hazır olun! Dizinin ilk bölüm tarihinden bir hafta sonra iptal edildiği açıklandı. Evet şaka gibi ama gerçek. İşin içinde Warner Bros. olunca fazla bir şey beklemem gerekirdi belki ama ben geç öğrendiğim bu habere çok şaşırdım. İptalin nedeni de evlere şenlik. 80 milyon dolar bütçe ayrılan ilk sezon için çekimlerin yapıldığı Kuzey Karolina (North Carolina) eyaletinden 40 milyon dolarlık bir vergi indirimi beklenmiş. Fakat çekimler devam ederken bir hatadan dolayı vergi indiriminin sadece 14 milyon dolar olduğu ortaya çıkınca WB önce bölüm sayısını 13’ten 10’a düşürdü. Daha sonra bunun dizinin maliyeti için yeterli olmadığını görünce ikinci sezona onay vermedi. Belki ilk bölümü izledikten sonra WB’ye hak vereceksiniz. Çünkü görsel efektler gerçekten çok kaliteli. Ama bence bu sebep yine de kararın tam bir skandal olmasını örtmeye yeterli değil.

“Sadece bir timsahtı değil mi?”

Swamp Thing’in konusu şöyle, Hastalık Kontrol Merkezinden (Centers for Disease Control and Prevention-CDC) Dr. Abby Crane bir salgın şüphesiyle acil olarak Louisiana’da bulunan, doğup büyüdüğü memleketi Marais’e çağrılır. Hastalarla ilgilenirken pek de utangaç biri olmayan Alec Holland’la karşılaşan Abby, içine düştüğü vakanın giderek daha da ölümcül olduğunu fark etmeye başlar. Geçmişin gölgesinde bir çıkış yolu aramaya başlayan Abby, araştırmacı bir bilim adamı olan Alec’in kendisinden daha önde olduğunu görüp, onun yardım teklifini geri çevirmez ve ikili birlikte çalışmaya başlar. Henüz ne olduğunu tam olarak çözemeden Alec bilinmeyen birinin saldırısına uğrar. Saldırıdan kurtulmak için, denize düşen yılana sarılır mantığıyla son bir hamle yapan Alec, hayatının tamamen değiştiğinden bir haberdir.

Swamp Thing’in kadrosu kaliteli ve bence ortalama bir yabancı dizi izleyicisi için tanıdık yüzlerden oluşuyor. Yıllar sonra korkunç bir salgını önlemek için memleketine dönen Dr. Abby Arcane (Crystal Reed – Teen Wolf, Gotham), doğal dünyayı araştırırken insanlığı korumaya başlayan bir şeye dönüşen bilim insanı Alec Holland (Andy Bean – Power). Burada bir parantez açmam gerekirse, Swamp Thing’i canlandıran isim Bean değil Derek Mears‘tır. (Birçok film ve diziden oldukça tanıdık bir yüz). Diğer karakterlerden detaylı bir şekilde bahsetmem tadınızı kaçıracak kadar spoiler’a sebep olacağı için sadece oyuncuların isimlerini vereceğim. Maria Sunderland (Virginia Madsen), Matt Cable (Henderson Wade), Liz Tremayne (Maria Sten), Avery Sunderland (Will Patton), Madame Xanadu (Jeryl Prescott), Harlan Edwards (Leonardo Nam) ve Jason Woodrue (Kevin Duran). Hemen belirteyim bölümler ilerledikçe diziye daha birçok tanıdık yüz katılacak. Len Wein ve Bernie Wrightson‘ın aynı isimli çizgi romanından esinlenen dizinin senaryosunun gelişiminden sorumlu isimler ise Gary Dauberman ile Mark Verheiden.

“Daha önce böyle bir şeyle karşılaştın mı?”

Sosyal medyada Swamp Thing hakkında yapılan olumlu yorumlar beni çok şaşırtmıştı ta ki ilk bölümü izleyene kadar. “Bu dizi neden bu kadar beğeniliyor?” sorumun cevabını almam dışında Warner Bros.’a duyulan öfkeyi de daha iyi anladım. Her ne kadar muazzam efektler düşünülünce dizinin çok pahalı olduğuna katılsam da yine de iptal kararı bana göre engellenebilirdi. Belki bu kadar beğenileceğini onlar da tahmin edemediler.

Eğer süper kahraman dizileri ve bu tarz dizilerde biraz kasvet hoşunuza gidiyorsa Swamp Thing’i kaçırmamanız gerekir. Bu tür fantastik yapımlar ilginizi çekmiyorsa bile, içerdiği aksiyon, gerilim ve kaliteli görsel efektlerle sizi vakit ayırdığınız için pişman etmeyeceğini düşünüyorum.

Peki dizinin başka bir kanalda devam etmesi mümkün mü? Maalesef hiç sanmıyorum çünkü diğer DC dizileriyle karşılaştırınca bu masrafın altından kalkabilecek bir kanal aklıma gelmiyor.

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

Chernobyl | Hala nükleerde ısrarcı mıyız?

Sonraki Yazı

Black Mirror | Striking Vipers | DM’den yürümeye son verecek icat