Too Old to Die Young | Genç Ölebilirdik Belki Çok Yaşlanmasaydık Eğer

2019’un merakla beklediğim dizilerinden suç draması Too Old to Die Young, ilk bölümüyle 14 Haziran’da Amazon Prime Video aracılığıyla izleyiciyle buluştu. İlk olarak ismiyle dikkatimi çeken dizinin konusu da bu ilgimi destekleyince ilk bölümü izlemeye ve dizi hakkında edindiğim bilgilerle izlenimlerimi sizinle paylaşmaya karar verdim.

Too Old to Die Young, en az ismi kadar dikkat çekici bir konuya sahip. Dizi, polis yolsuzluğunun insanlar için ne kadar tehlikeli olabileceğini gözler önüne seren sahnelerle başlıyor. Devriye görevindeki iki polis memuru, yaptıkları işin kurallarına oldukça zıt hareket ettikleri bir gecede saldırıya maruz kalırlar. Aniden gelişen saldırıda polislerden biri yaşamını yitirir. Saldırıyı yara almadan atlatan polis memuru, ortağının yanına koşar ve kendini olayın derinlerine itecek bir delil bulur. Eline geçirdiği delille cinayeti kendi imkanlarıyla çözmeyi amaçlar. Fakat ortağının içine düştüğü çamuru kazdıkça kendi üzerinin tahmininden daha fazla kirlendiğini görür. Meksika kartelleri, mafya ve çeteler etrafını sarmaya başlamıştır ve artık durmak için çok geçtir.

“Bana inan. Sanki hayatımızın kontrolü bizde değil gibi. Onlarda. Kadınlarda.”

Too Old to Die Young, geniş ve kaliteli bir kadroya sahip. Kendini ispatlamış, tanınmış isimlerin dışında gelecek vadeden ve performansları sırıtmayan genç isimler de dizide ön plana çıkıyor. Karakterlerden ayrıntılı olarak bahsetmeyi bırakın sadece dizideki unvanları bile ciddi spoiler yaratabileceği için oyuncular ve canlandırdıkları karakterlerin isimlerini paylaşacağım. Martin Jones (Miles Teller), Jesus (Augusto Aguilera), Yaritza (Cristina Rodlo), Janey (Nell Tiger Free), Viggo (John Hawkes), Damian (Babs Olusanmokun) ve Diana (Jena Malone). Dizinin senaryosu Nicolas Winding Refn (Pusher-1996, Pusher II-2004, Pusher III-2005, Bronson-2008, Valhalla Rising-2009, Drive-2011, Only God Forgives-2013, The Neon Demon-2016) ve Ed Brubaker (ödüllü bir çizgi roman yazarı ve karikatürist olup DC Comics, Vertigo, Marvel Comics’e v.s ait birçok ünlü çizgi romanda yer aldı) imzası taşırken yönetmen koltuğunda da yine Nicolas Winding Refn oturuyor.

“Bir polise şantaj mı yapmaya çalışıyorsun?”

Too Old to Die Young hakkında hem sosyal medyanın hem benim görüşlerimden önce birkaç bilgiyi paylaşmamda yarar var. 72. Cannes Film Festivali’nde izleyici ile buluşan Too Old to Die Young ‘ın senaristi Nicolas Winding Refn, bu yapımın bir dizi değil 13 saatlik bir film olduğunu söyledi. Doğrusu Refn hiç de haksız sayılmaz. Her biri 90 dakika civarı süren 10 bölüm pek de bildiğimiz dizilere benzemiyor. Ayrıca Refn, çekimler sırasında her gün haberlerde izlediklerinin senaryoya etki ettiğini ve dizideki karanlık, apokaliptik atmosferde Trump’ın etkisinin olduğunu da söyleyerek dikkatleri iyice üzerine çekti.

“Ama artık bana çalıştığına göre esas sen bu konuda ne yapacaksın?”

Sosyal medya henüz diziden çok haberdar değil. Okuduğum az sayıdaki yorumda diziden övgüyle bahsediliyordu. Ama aynı zamanda dizideki karanlık atmosfer ve ağır ilerleyen tempo konusunda bir çok uyarıyla da karşılaştım. Bence de dizi konusuyla bir hayli ilgi çekici. Oyuncu performansları çok iyi ve dizideki karanlık atmosfer de yavaş ilerleyen tempoya değişik bir hava katmış. Belirli bir diziden örnek veremem ama Refn’in yönetmenliğini üstlendiği 2011 yapımı Drive filmiyle benzer tatlar aldığımı söyleyebilirim. Eğer ağır tempoları pek sevmiyorsanız kesinlikle uzak durun. Çünkü 90 dakikadan 10 bölüm izlemek hiç de kolay bir şey değil.

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

Netflix yapımı Jinn için Ürdün’den sansür talebi

Sonraki Yazı

Hanna | Yeni Bir Televizyon Fenomeni