Catch-22 | İkinci Dünya Savaşında Bir Yaman Çelişki

Catch-22 izlemeyi çok istediğim ama bir türlü zaman ayıramadığım bir diziydi. Altı bölümlük bir mini seri olduğu için hep sonra izlerim diye erteliyordum. Geçen gün yazacak bir şeyler ararken bir anda aklıma geldi. İsmini unutmuştum. İkinci Dünya Savaşına ait çok ilginç bir konusu vardı dedim kendi kendime. Hani kadrosu muazzamdı. Bir kitaptan esinlenmişti. Hatta hiciv, kara komedi türündeydi. Hulu‘nun dizisiydi. O an hatırladım ismini. 17 Mayıs’ta izleyiciyle buluşan dizinin ilk bölümünü izler izlemez de dizi hakkında edindiğim bilgileri sizinle paylaşmaya karar verdim.

Joseph Heller’ın aynı isimli romanından esinlenen dizinin konusunu Catch-22 isimli bir paradoks oluşturuyor. Nedir bu Catch-22 diyeceksiniz. Romandan İngiliz diline yerleşen bu kelimenin çevirisi şöyle, karşılıklı çelişkili ya da bağımlı koşullar nedeniyle kaçışın olmadığı bir ikilem ya da zor durum. Aslında hayatta birçok defa karşılaştığımız bir çıkmazı temsil ediyor. Örneğin ülkemizde üniversiteyi bitirip iş arayanların bu çıkmazla karşılaşmış olma ihtimalleri çok yüksek. Yeni mezunlar iş başvurusunda bulundukları zaman şöyle bir şartla karşılaşırlar, “en az bilmem kaç yıl tecrübe”. İşte “iyi de herhangi bir işe başlamadan nasıl tecrübe kazanılır ki” sorusunun sahipleri Catch-22’nin bir örneğiyle karşılaşmışlardır.

-Siz lanet olası spastiklerin zevzeklik yapmasına müsaade edeceğimi mi sandınız?

Dizinin konusuna dönecek olursak, Amerikan ordusunda görev yapan bombardıman uçağı pilotu John Yossarian’ın yaşadıkları Catch-22’nin konusunu oluşturuyor. Yossarian’ın hayatı, binlerce insanın onu öldürmeye çalıştığı bir savaş yüzünden giderek mahvolmaya başlamıştır. Gerek hiç bir mantığa oturtamadığı askeri şartlar gerek ağır bir disiplinin gölgesi onu hayattan adeta bezdirmiştir. Bir de bunların üstüne, sayıları sürekli artan ölümle dans ettiği görevler eklenince içinde bulunduğu durum cehennemi andırmaya başlamıştır. Yossarian bu akıl almaz çılgınlıktan kurtulmalıdır. Ama ne yapmalıdır? Diş macunu sürüp kolunu kırsa olabilir mi acaba? İşte tam kurtulmak istediği esnada Yossarian, yaman bir çelişki olan Catch-22’yle tanışır.

Catch-22, çok geniş ve kaliteli bir kadroya sahip. Kadroda ünlü isimler ve yardımcı oyuncu olarak bir çok tanıdık yüz bulunuyor. Dizide, hem ana kadroda hem de diğerlerine göre nispeten daha önemli rollerde bulunan oyuncular ve canlandırdıkları karakterlerin isimleri şunlar; John Yossarian (Christopher Abbott), Albay Cathcart (Kyle Chandler), Milo Minderbinder (Daniel David Stewart), Aarfy Aardvark (Rafi Gavron), Orr (Graham Patrick Martin), Yarbay Korn (Kevin J. O’Connor), Major Major Major Major (Lewis Pullman), Nately (Austin Stowell), Clevinger (Pico Alexander), McWatt (Jon Rudnitsky), Kid Sampson (Gerran Howell), Doktor Daneeka (Grant Heslov), Binbaşı de Coverley (Hugh Laurie), Marcello (Giancarlo Giannini), Marion Scheisskopf (Julie Ann Emery) ve General Scheisskopf (George Clooney). Dizinin yapımcıları arasında yer alan Clooney aynı zamanda dizinin yönetmen koltuğunda da oturuyor. Senaryonun yazımından ve gelişiminden sorumlu isimler ise Luke Davies, David Michôd.

-Ben Albay Catchart, şu andan itibaren siz işe yaramaz homolardan ben sorumluyum.

Catch-22 gerek kadrosuyla gerek konusuyla fırsat bulduğum an izlemeyi planladığım dizilerden biriydi. Her ne kadar IMDb puanı yüksek beklentimi olumsuz yönde etkilemeye yeltense de kendisini artık daha az dikkate aldığım için bunu başaramadı. İlk bölümü, savaşları çıkaran ve yöneten zihniyetlerle, onları sarmalayan akıl almaz saçmalıklarla dolu bürokrasinin iç yüzünü bir anti kahramanın bakış açısıyla izlemenin eğlenceli olabileceğini düşünerek izledim. Yanılmadığımı söylemem gerek. Trajikomik olaylar, muazzam oyuncu performanslarıyla birleşince ortaya kaliteli bir kara komedi çıkmış.

Sosyal medyada Catch-22 hakkında az sayıda yorum bulunuyor. Bu az sayıda yorumda dizi beğenilmiş. Kitaptaki tadı verdiği görüşü hakim. Zaten yorumlardan anlaşılan kitabının okunma oranı dizisinin izlenme oranına kıyasla bayağı yüksek. Ama bu da ilerleyen zamanlarda dizinin izlenme oranını arttıracaktır. Söylemeden edemeyeceğim, burada Catch-22 durumunun tersiyle karşı karşıyayız.

Catch-22’yi kimler izlemeli, kimler uzak durmalı? Sadece savaşın ön planda olduğu bir yapım arıyorsanız uzak durun. Her ne kadar yer yer savaş efektleri görsek de anlatılmak istenen savaşın kendisinden bir hayli uzak. Savaşmak istemeyen biri neden savaşır? Ya da şöyle sormak daha doğru olacak belki, savaşmak istemeyen savaşmak zorunda mıdır? Cevabı biraz komediyle, biraz gerilimle vermeye çalışan bir dizi. Üstüne kaliteli isimlerle süslenmiş harika bir kadro ve başarılı oyuncu performansları eklenince ortaya enfes bir yapım çıkmış. İlk söylediğim grup hariç Catch-22 tüm dizi sevenlerin izlemesi gereken bir dizi.

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

SDCC | Westworld 3. Sezon Fragmanı Yayınlandı

Sonraki Yazı

SDCC | Preacher 4. ve final sezonundan tanıtım yayınlandı