Stranger Things | Tarihin En “Adult” Dizisi

Konumuz seyrederken göreceğiniz memelerle pipiler değil

Öyle +18’den falan bahsetmiyorum, sadece tadını çıkarabilmek adına en az otuz hatta kırklarınıza ne kadar yakınsanız o kadar eğleneceğiniz bir dizi Stranger Things ve nihayet üçüncü sezonu yayınlandı

Açıkçası dizinin hakkını verebilmek için seyredenin “bağzı şeyler”i yaşamış, içinden geçmiş, -di’li geçmişine kazımış olması gerektiğini düşünüyorum. Dizinin sizi içine çeken atmosferi, anlattığı hikayeden daha kocaman bence.

Kabaca özetleyecek olursak bir Amerikan kasabasında bir grup afacanın başından geçen çok acayip, paralel evrenler ve canavarlardan oluşan olaylar silsilesidir gözümüze kaçan ekrandan.

80’lerde geçen bu öykü illa ki sizi elinizden tutup götürecektir bir yerlere fakat aşağıda bahsettiğim “yaşanmışlıklara” sahipseniz, ne el ele tutuşması, sizi koynuna alacak (ya da koynuna gireceğiniz?), sıkıca ve kocaman sarılacak (sarılacağınız?), bittiğinde armağan etmiş olduğu zaman yolculuğu için teşekkür ederken ağzınızda kalan o kekremsi tadı neden bu kadar beğendiğinizi sorgulayacağınız bir dizidir Stranger Things…

Ve gelelim Stranger Things için sahip olunması gereken “things”e…

Eğer siz de,

Hayatınızın en zor dönemi ergenliği 80’lerde yaşamışsanız,

Kahraman Beşler, Afacan Üçler gibi serileri ama en çok Pal Sokağı Çocukları’nı okumuş ve Nemeçek öldüğünde ağlamışsanız,

E.T. Goonies, ve Stand By Me filmlerinden en az ikisini seyretmişseniz,

Stephen King’den IT/O‘yu birden fazla okumuş ve geçen sene vizyona giren filmi için sinemaya koşa koşa gitmişseniz,

Bisikletinizin özgürlük, ve bisikletli arkadaşlarınızın da “çete” üyesi olduğu yıllarınız varsa,

Ortaokulda sınıfın en güzel kızına/en yakışıklı oğlanına aşık olmuşsanız ve bu aşk hep platonik kalmışsa,

Yine aynı yıllarda kendinizi biraz “garip ve uyumsuz” hissetmişseniz,

Bugünlerde “Aman şimdi çocuklar ekran bağımlısı oldu ya bilgisayar ya telefon” gibi cümlelere içinizden hak verip “o kadar yaşlı değilim ben” diye seslendirmiyorsanız,

Buraya benim yazmayı unuttuğum ama sizin ekleyebileceğiniz cümleleriniz varsa…

Seyretmediyseniz ilk sezondan, ilk ikiyi seyrettiyseniz de hatırlamak için ikinci sezonun son iki bölümünü tekrar izleyerek başlamanızı önereceğim muhteşem bir sekiz bölüm bekliyor sizi.

Sitede bu sezonun çok detaylı ve oldukça başarılı bir analizi Salih Çiftçi tarafından klavyelendi zaten. Bu sebeple ben daha çok neden “lütfen bu son sezon olsun” diye izlediğimi, ve üçüncü sezonda neleri çok beğendiğimle Salih’in yazısında değindiği bazı soruların kendimce cevaplarını sizinle paylaşmak istedim.

Öncelikle…

Stranger Things hikayesi bitmelidir. En azından bu kadroyla bitmelidir artık. Öykü güzel bir noktaya ulaşmıştır, çete dağılmıştır ve kahramanlarımızın önünde hayat ve büyümekle ilgili kocaman bir macera uzanmaktadır. Biz üç sezon boyunca muhteşem bir yolculuğun parçası olduk, bundan sonrası yaşananlara saygı adına uzatılmamalı çünkü şairin dediği gibi “ayrılık da sevdaya dair”.

Eğer illa uzatılacaksa zaten ana temasını kopyaladıkları Stephen King “O”dan “ilham almaya” devam edebilirler, dördüncü sezon kahramanlarımızın otuzlu yaşlarda tekrar şehre dönmek zorunda kalmaları üzerinden kurgulanabilir. Bu arada Stranger Things ve IT benzerliğine dair söyleyecek çok şeyim var da King diziyi öven twitler attığı için konuya giremiyorum, Usta beğendiyse bana laf düşmez.

Diğer konu başlıkları ise sırasıyla,

Kahramanlarımızın ergenliğe geçişlerini izlemek çok keyifliydi. Zaten ergen olan tayfanın bir anlamda kendilerini oynamalarıyla doğallığın zirvesine çıkan hal ve tavırlar bölümler boyunca ekran karşısında engel olamadığım bir gülümsemeye sebep oldu.

Diziye yeni katılan karakterler hassas bir dengeyi bozmadan ama üzerine katarak öyküyü zenginleştirmeyi başarmışlar. Sadece Erica karakteri, iblisin büyüğü o bence. Bu konudaki hislerimi uzun uzun yazmayacağım ama bu hayatta “bilmiş çocuk” kadar beni rahatsız eden şey çok azdır.

Rusların hikayeye dahil edilmesine gelecek olursak. Günümüzden bakıldığında saçma veya klişe gibi gelse de seksenlerden bahsediyoruz, Rocky 4’de Ivan Drago’nun dayak yediği Rambo 3’de Afganlar’ın Ruslarla savaştıkları için yere göğe sığdırılamadığı, Ronald Reagan’lı Thatcher’lı yıllar bunlar. Başka bir deyişle zamanın ruhuna aşırının aşırısı uygun bir dokunuş olmuş bence. Hatta kötü adamdaki “terminatör” havasına tek kelimeyle bayıldım. Yeri gelmişken Salih’in “Ruslar’ın ne işi var Hawkings’de” sorusunu da anlayabildiğim kadarıyla yanıtlayayım. Sezonun en başında Rusları “upside down”a bir kapı açmaya çalışırken izliyoruz ama başaramıyorlar, çünkü o kapı o kadar uzun süredir kapalı ki yeni bir delik oluşturmaları mümkün olmuyor. Halbuki Hawkings’deki geçiş kapanalı bir yıl olmuş ve tabiri caizse kabuk daha yeni ve parçalanmaya uygun. Bu yüzden son sezonda Ruslar kahramanlarımızın kasabasında karşımıza çıkıyorlar. Neden alternatif evrene geçmek istedikleri konusuna gelince, bunun cevabı yüzyıllar öncesinin yeni kıta keşfi tutkusundan başlar esasen de oralara kadar gitmektense yeni ve güçlü silahlar elde etme çabası diyelim. Savaş alanında kendi canavarlarımız olsa fena mı olur düşüncesi bir yerde.

Final… Şeytan diyor tut kafalarından yazarları böyle çotaank diye…

Gerçekten anlayamıyorum, bu kadar zor olmamalı zirvede bırakmak. Sanırım para hırsına yenik düşen yapımcılar yüzünden çok yerinde ve çok doğru bir finali daha ıskalayacağız. Zaten bu Amerikan dizi dünyası kaliteli hikayeler yazmak adına ne kadar becerikliyse o hikayeleri sonlandırmak adına da bir o kadar başarısız. Lost, Dexter, The Fall, üf yoruldum daha fazla sayamayacağım.

Son olarak…

Yeni sezona kadar ne yapacağım şimdi diyecek kadar sevdiyseniz Stranger Things’i, iyi haber IT’in ikinci bölümü 6 Eylül 2019 Cuma günü vizyona giriyor. Hani kırpılmadan çevrilmiş 1000 sayfalık kitabı okumaya üşeniyorsanız diye haber vereyim, ne de olsa öykülerin çıkış noktalarını bilmek iyidir sonuçta.

Ozan Kayahan

Hayatın anlamını buldum ama söylemem

Önceki Yazı

Jessica Jones 3. Sezon | Sahip Olduğun Süper Güç Seni Bozmaması Süper Güç

Sonraki Yazı

When They See Us | İnsanoğlunun Çirkin Yüzü