Yakusoku no Neverland | Bir Umuttu Yaşatan İnsanı

2019’un Ocak ayında tanıştık Yakusoku no Neverland yani İngilizce ismiyle The Promised Neverland animesiyle. 12 bölümden oluşan anime kış sezonunun en çok sevilen animelerinden birisi oldu. Öyle ki 2020’de ikinci sezonuyla tekrar karşımıza çıkacak.

12 bölüm olarak yayınlanan anime, bilimkurgu, psikolojik, gerilim, gizem ve shounen türlerinde. Aynı isimli mangadan uyarlama ve mangası da sevilmişti. Yaratıcı olan mangakası Shirai Kaiu‘nin tek işi bu anime. Ama kesinlikle gelecek vaad ettiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Yönetmeni Kanbe Mamoru‘i daha önceki işleri olan Elfin Lied ve Subete ga F ni Naru animelerinden tanıyorum. İki animede de ortalamanın üzerinde işler başarmıştı. Senaristi olan Oono Toshiya ise yine Subete ga F ni Naru animesinden tanıyorum. Oldukça başarılı dialoglar sunmuştu izleyicisine. Sahne müziklerini de Obata Takahiro yapmış. Diğer yapımlarını izlemedim ama onun ismini daha sık duyacak gibiyiz zira oldukça başarılı sahne müzikleri vardı animede.

Ana karakterlerimizden Emma‘yı Morohoshi Sumire, Norman‘ı Uchida Maaya ve Ray‘i Ise Mariya seslendiriyor. Uchida Maaya‘yı Noragami’de İnori olarak,  Ise Mariya‘yı ise Fairy Tail’de Levy olarak dinlemişliğim var, burdakinden çok farklı ses tonlarıyla hayretler içerisinde dinledim seslendirmelerini. Zira ana karakterlerin ikisinin erkek olmasına rağmen ikisinin de kadın seiyuular tarafından seslendirilmesi dikkat çekici bir nokta olmuş. Japonlar bunu çok güzel yapıyor zaten.

Konusuna gelirsem; yaşam standartları çok iyi olan ve bakıcı anneleri tarafından sevgiyle büyütülen çocukların olduğu bir yurttayız. Yaşları 1-12 arasında değişen bu çocuklara çok iyi bakılıyor, besleniyor, eğitiliyor ve seviliyor. Birbirleriyle de çok iyi anlaşıyorlar. Fakat yüksek güvenlik önlemleriyle de korunuyorlar ve yaşam alanlarını çevreleyen çit ve duvarları geçmeleri yasak. Emma, Norman ve Ray en büyükleri ve en zekileri. Zaman zaman içlerinden bazı çocuklar ise “yeni ailelerine” gönderiliyor. Bir gün içlerinden birinin gönderilmesi sırasında Emma ve Norman dehşet verici gerçeği öğreniyor ve kaçış mücadelesi başlıyor.

Tanıtım ve yorumlarında sıklıkla Death Note ve Shingeki no Kyojin benzetlerini gördüm. Zaman zaman her iki animeyi anımsatsa da bu kadar yüksek beklentiyle izlememenizi öneririm. Evet anime karşılıklı hamleler, stratejiler ve planlarla ilerliyor. İzlemesi gerçekten heyecanlı ve gerilimli. Bölümler ilerledikçe sır perdesi de aralanınca güzel bir tatminlik sağlıyor anime. Fakat yukarıda bahsettiğim animeler kadar iyi olmadığını belirtmeliyim. Öte yandan bu iki animedeki gibi karanlık bir atmosferinin olduğunu hatta hala açıklanmasa da distopik öğelerinin olduğunu söyleyebilirim.

Bu animelerden çok, ben Maze Runner ya da The Island gibi filmlere benzettiğimi söylemeliyim yapımı. Tıpkı oralardaki gibi bir kaçış hikayesi bekliyor sizleri. Fakat bunu oldukça başarılı ve twistlerle yapıyorlar. İzleyicisini kesinlikle sıkmıyor.

Karakterlerin iyi işlendiğini düşünüyorum. Bölümlerde belli bir karaktere odaklanılmıyor ama her bir bölümde en önemli üç karakterimiz olan Emma, Norman ve Ray’i daha iyi tanıyor ve anlıyoruz. Yan karakterleri de başarılı bulmakla birlikte en çok dikkat çeken karakterlerimiz bu üçlü oluyor.

12 bölümlük animeyi bir çırpıda bitirdim. İzlerken kesinlikle sıkmıyor ama gizem dozu oldukça yüksek onu belirteyim. Hani “ben bu kadar gizemem gelemem” falan diyorsanız sizi buradan uğurlayalım. Fakat sezon finalinde gerekli tatminliği oluşturduğunu da düşünüyorum. Elbette soru işareti bırakmayı, belli konuları açıklamamayı ihmal etmemişler finalde. Zira serinin ikinci sezonu da gelecek ve bu soruların ikinci sezonda cevaplanacağını düşünüyorum. Aslında bizi ikinci sezonda daha heyecanlı bölümler bekliyor diyebilirim şimdiden. Fakat bu sezonki heyecan ve gerilimin dozunun çok iyi ayarlandığını düşünüyorum. Zaman zaman dramatik sahneleri, zaman zaman da eğlenceli anlarıyla anime izleyicisinin bir çok duygusuna hitap edebilmiş. Tatminkar finaliyle de izlenmeyi kesinlikle hak ettiğini düşünüyorum. O zaman şimdiden iyi seyirleerr.

Hafize Mutlu

Bazen hayatımın kalanını sadece anime, dizi ya da film izleyerek geçirmek istediğim doğrudur.

Önceki Yazı

Sıra dışı İsimleriyle Dikkat Çeken 20 Dizi

Sonraki Yazı

Stranger Things 3 | Kapıyı 7 santim açık tut