Years and Years | İnşa ettiğimiz dünya

Tüm zamanların en önemli bilim kurgu dizilerinden Doctor Who’nun yazarı Russell T Davies’in kaleminden çıkan Years and Years, altı bölümlük serüveniyle benim için bu yılın en iyileri arasındaki yerini çoktan aldı. BBC ve HBO ortak yapımı olması diziyi kalite konusunda belli bir yere koyuyor zaten, bir de güzel yazılmış senaryo ve başarılı oyunculuk performansları diziyi daha da kaliteli hale getirmiş.

Years and Years’ı basit olarak “Amerikanlaşmamış” Black Mirror’ın potilik versiyonu olarak tanımlayabiliriz ama bu gerçekten çok basit olur. Dizi, Lyons ailesinin üç jenerasyonunun hikayesini 2019’dan başlayarak 15 yıl boyunca takip ediyor. Daha ilk bölümden aileye o kadar ısındım ki muhabbetlerini dinlerken kendimi orada gibi hissediyordum. Her bir bölümde yıllar geçiyor ve hem teknolojik hem siyasi taraftaki gelişmelerin aile üzerindeki etkilerini görüyoruz. Bu siyasi gelişmeleri daha çok Vivienne Rook isimli bir politikacı etrafında görüyoruz ki kendisi aslında çok tanıdık bir yüz, günümüz politikacılarının bir birleşimi gibi. Hatta günümüz politikasındaki yanlışların birleşimi desem daha doğru olur. Bunun için ilk örnek; Filistin ile İsrail arasındaki sorunlar sorulduğunda küfür de ekleyerek “Umrumda değil.” demesi.

Teknolojik gelişmeleri ise daha çok Bethany karakteri üzerinden görüyoruz. Vücut olarak değil fikir olarak trans olmak isteyen, fiziksel olarak varoluşuna devam etmek istemeyen bir genç kız Bethany fakat dizinin devam bölümlerinde görüyoruz ki tam tersine teknolojik gelişmeleri vücuduna entegre etmeye ilgi duyuyor. Yıllar ve bölümler geçtikçe teknolojinin ilerleyişi ne kadar ilgi çekici olsa da bir yandan da korkutucu çünkü Bethany’den gördüğümüz kadarıyla bu gelişmelerin bir noktasında devlet vücudunuza bile sahip oluyor. 

İlk bölümün sonundaki Hong Sha olayı sakin sakin ilerleyen bölümü inanılmaz bir zirve noktasına çıkarmış, son zamanlarda izlediğim en iyi pilot bölümdü diyebilirim. Sonraki bölümde bu olayın ne kadar yıkıcı olduğuyla ilgili etkileri görmek isterdim ama bu etkilerin sunuluşu Edith’ten öteye gidemedi. Tabii bunda yılların çabuk geçmesinin etkisi de var ama bu konuya biraz daha zaman ayırılmalıydı diye düşünüyorum. Ayrıca tam bu noktada Rosie’nin koyu bir Vivienne Rook taraftarı olmasına anlam veremedim. Onu bu karara iten hiçbir sebep göremedim ben.

Sonraki bölüm, nükleer patlama olayının çıktığı zirveyi nasıl aştı hala anlayabilmiş değilim. Celeste ile Stephen’ın hem evlerini hem paralarını kaybetmeleri ve yaşadıkları stres beni acayip huzursuz etti. İnsanların bankaya akın etmelerini izlemek çok ürkütücüydü. Aynı sahnede kalabalığı sakinleştirmeye çalışan güvenliğin de parasını kaybettiğini farketmesiyle kalabalığa katılması bölümün en vurucu anıydı. Günümüzdeki ekonomik durum düşünüldüğünde bunun çok da hayal ürünü olmadığı ortada. Dizinin etkileyici yanı bu zaten, o kadar gerçekçi ki izlediğim şeylerin iki üç yıl içinde başıma gelmeyeceğinden  emin değilim. Mesela Vivienne Rook’un toplumu tehdit edercesine gösterdiği teknolojiyi birkaç yıl içinde göreceğimize eminim, dizi de bunu aynı şekilde öngörmüş olacak son bölümlerden birinde(yani 2030’larda) kamplarda bu sinyal bozucunun kullanıldığını görüyoruz.

Years and Years, Viktor ve Danny’nin ilişkisi üzerinden mülteci sorunlarına ve bu sorunun geleceğine de çok güzel değinmiş. Yıl 2024 olduğunda her yerde olduğu gibi İngiltere’de de mültecilik hat safhada. Tabii kraliçenin ve Merkel’in ölmesi, Trump’ın yeniden seçilmesi ve nükleer bomba kararı, Ukrayna’da askeri darbe derken mülteciler en büyük problem olarak görülmüyor. Danny ile Viktor’un bu maceraları maalesef Danny’nin ölümüyle sonuçlanıyor. Bu da izleyicilerin yüzüne tokat gibi çarpılan gerçeklerden. Çünkü bu ikili Viktor’u İngiltere’ye sokmak için yasal yollardan başlayarak küçük bir bota kadar geldiler, yani her çareye başvurdular. Bu süreçte Danny’yi canlandıran Russell Tovey’e hayran olmamak elde değil, özellikle dolandırıldığı sahnedeki tepkisi çok etkileyiciydi. Bu sorunu bizzat yaşamayan insanlar olarak bizler sadece işlerimizi, evlerimizi, çevremizi ve olanaklarımızı işgal eden kişiler olarak görüyoruz mültecileri. Sadece birer turuncu can yeleğinden ibaret olduklarını düşünüyoruz, buz dağının görünmeyen kısmından haberdar değiliz. Tabii bu, bazı imkanları suistimal eden topluluklar olduğu gerçeğini de değiştirmiyor. İşte böylece, dizi politik sorunlar gibi genel sorunlardan yavaş yavaş kişisel düzeyde sorunlara yöneliyor. Danny-Viktor, Bethany, Rosie, Muriel, Celeste-Stephen; Ölüm, kimlik krizleri, geçinme problemleri, sağlık, boşanma. İzleyici genel sorunların her ne kadar farkında olsa da sorunları kişisel düzeyde görmeden etkilenmesi zor, bu yüzden dizinin bu yolu seçmiş olması çok mantıklı olmuş. Ayrıca şuna da değinmek istiyorum, Danny’nin eski kocası Ralph, Viktor’u ihbar ederek bir bakıma Danny’nin ölümüne sebep oldu. Bunun bir şekilde ortaya çıkmasını ve Ralph’in yanına kalmamasına isterdim, bir de hem suçlu hem güçlü gibi cenazeye geldi adam.

İlk iki bölümde bahsedildiği kadarıyla Edith’ten hiç hoşlanmamıştım ama diziye katılınca en ilginç karakterin o olduğunu düşündüm. Gerçekçiliği ve göstermelik olmayan aktivistliği ona hayran olmak için yeterli zaten. Ölümden korkmadığından ve kaybedecek hiçbir şeyi olmadığından inanılmaz cesur bir karakter olarak görüyoruz onu. Suriye diktatörlüğüne bağlı Wytell şirketine sızmasını ve tabii ki son bölümde Erstwhiles’ı açığa çıkarmasını izlemek çok keyifliydi. Dizinin finalde dikkatleri ona çekmesi doğru karar olmuş. Her karakteri önemsediğim için hikayelerinin sonunu merak ediyordum ama Edith’in hikayesini ayrı bir yere koydum çünkü başından itibaren bütün macerası bir anlama hizmet ediyordu. Years and Years’ın final bölümünde sonunda Black Mirror seviyesinde bir teknolojiyi ilk kez 2034 yılında görüyoruz. Bethany’nin hayali olan “dijitalde yaşamak” teknolojisi Edith için kullanılıyor. İşe yarayıp yaramadığını görmedik ama dizinin tarzı da bunu gerektiriyordu bence. Ayrıca neredeyse eminim, bu tercih olası bir ikinci sezon için heyecan yaratmak amacıyla yapılmamış.

Finalin en etkileyici sahnesi Lyons ailesinin en yaşlısı Muriel’ın yaptığı “inşa ettiğimiz dünya” temalı konuşmaydı şüphesiz. Banka, hükümet, Vivienne Rook, darbe, ırkçılık ve daha fazlası. 

“Ters giden şeylere karşı çıkmadık, itiraz etmedik, homurdanıp razı olduk ve böyle bir dünya inşa ettik. Hepsi bizim suçumuz.”

Bunu inkar etmek mümkün değil.

https://www.youtube.com/watch?v=pl90ZByp4XY

Salih Çiftçi

Çizgi roman, dizi, basketbol, oyun.

Önceki Yazı

SDCC | His Dark Materials İlk Uzun Fragman Yayınlandı

Sonraki Yazı

SDCC | Marvel’s Agents of S.H.I.E.L.D. Yeni Fragmanı ve Dizi Finali