The Terror: Infamy | Farklı Hikaye Aynı Terör

The Terror’ün ilk sezonuyla ilgili yazımı yazdığım sırada henüz dizinin akıbeti belli değildi. On bölümlük bir mini seri olarak mı kalacaktı yoksa farklı bir hikaye olarak mı devam edecekti? AMC ilk sezonda elde edilen reyting başarısını ve olumlu eleştirileri dikkate alıp diziyi bir antoloji serisine dönüştürmeye karar verdi. 2 Haziran 2018’de de diziye The Terror: Infamy adıyla ikinci sezon onayı verdi. Yeni sezonun ilk bölümü de resmi olarak 12 Ağustos’ta yayınlandı. Eğer bir karar değişikliği olmazsa ilk sezon olduğu gibi bölümler peş peşe yayınlanmayacak. Fakat ilk bölümden anladığım kadarıyla her bölüm için bir hafta beklememize değecek.

-Yedi tane bizim için dört tane okyanus için… Şans için… Bayan Furuya için…

Birinci sezonda yaşanmış olaylar üzerinden doğaüstü bir koku-gerilimle izleyicinin karşısına çıkan The Terror, yeni sezonunda da bu çizgisini koruyor. Hikaye 1945 yılında İkinci Dünya Savaşı sırasında Kaliforniya eyaletinin Los Angeles şehrinde bulunan San Pedro semtindeki (topluluk-yarımada olarak da geçiyor), Japonya’dan Amerika’ya göç etmiş Japonların bulunduğu Terminal Adasında başlıyor. Zamanında, ait oldukları toprakları geride bırakarak daha mutlu olacaklarını düşündükleri yeni bir dünyaya gelen bu insanlar insanoğlunun belki de en çirkin yüzlerinden biriyle karşılaşmışlardır. Japonya ile Amerika arasında savaş tamtamları çalmaktadır. Fakat onların yaşamlarını alt üst edecek olan sadece çevrelerini kaplayan savaş değildir. Büyük bir kötülük, ardında şimdiden gizemli ölümler bırakarak ilerlemektedir. Eski ve yeni dünyaları birbirine girmişken hayatlarına musallat olan bu kötülük daha ne kadar ilerleyecektir.

The Terror: Infamy’nin kadrosu pek geniş sayılmaz ama özellikle Japon asıllı oyunculara aşina olanlar için kadroda tanıdık yüzler bulunmakta. Dizinin konusu, adada balıkçılıkla uğraşan bir aileye odaklanılarak anlatılıyor. Başroldeki isim de bu ailenin Amerika’da doğmuş çocuğu Chester Nakayama’yı canlandıran Derek Mio. Eski bir balıkçı kaptanı olan Nobuhiro Yamato rolünde George Takei‘yi, Nakayama’nın babası Henry Nakayama rolünde Shingo Usami‘yi, annesi Asako Nakayama rolünde de Naoko Mori‘yi izliyoruz. Ayrıca kim olduğundan bahsetmek spoilera neden olacağı için karakteri hakkında detay veremeyeceğim Yuki’yi de Kiki Sukezane canlandırıyor. Dizideki diğer karakterler ise şöyle Luz Ojeda (Cristina Rodlo),  Amy Yoshida (Miki Ishikawa), Toshiro Furuya (Alex Shimizu) ve Fumi Yoshida (Hira Ambrosino). İlk bölüm itibarıyla bahsedebileceğim karakterler bu kadar. Bu karakterlerin bazıları sonraki bölümlerde de ön plana çıkacak ve aralarına dikkat çekici başka isimler de katılacak. Dizinin senaryosunun gelişiminden ise Alexander Woo ve Max Borenstein sorumlu olacak.

The Terror’ın ilk sezon tamamlandığında bir başka sezonun olacağını pek tahmin etmiyordum. Dolayısıyla antoloji dizisi olacağını duyduğumda şaşırmıştım. Aynı zamanda başarılı bir sezondan sonra bu haber beni sevindirmişti. Hem benim beğenmiş olmam hem de hakkında yapılan olumlu eleştiriler ikinci sezona dair beklentimi arttırmıştı.

-Kan ruhları çeker. İyi ve kötü ruhları. Bize gerçeği anlatırlar.

İkinci sezonun yani The Terror: Infamy’nin konusu çok ilgi çekici. Zaten Japon kültürü başlı başına çok merak uyandırıcı fakat konunun bir de İkinci Dünya Savaşı yıllarında Amerika’da yaşananları anlatması bana göre izleyici açısından harika bir lezzet. Örneğin hayatını burada sürdürmekte olan Japon asıllı Amerikalılar üzerinden o yıllarda yaşanan kültür çatışmaları hikayenin adeta tuzu biberi konumunda.

The Terror: Infamy hakkında sosyal medyada beklediğim kadar yoruma rastlayamadım. Yapılan yorumların çoğunluğu da dizinin ilk sezonunu beğenenler. Tabi bu yorumların ne kadar objektif olabileceğini bir kenara bırakırsak ilk bölümün beğenildiğini söyleyebilirim.

Peki The Terror: Infamy’i kimler izlemeli? Söylememe gerek yok biliyorum ama yine de belirteyim, ilk sezonu beğendiyseniz mutlaka izleyin. Doğa üstü ögeler içeren korku türü ilginizi çekiyorsa hiç düşünmeyin. Bunun yanında iyi bir antoloji serisi arıyorsanız The Terror: Infamy tam size göre. Ayrıca üstüne Japon kültürüne bulanmış, İkinci Dünya Savaşını yansıtan bir dönem dizisi ve etkili bir psikolojik gerilimde izleyecek olanları bekliyor.

The Terror: Infamy’nin fragmanına ve dizi hakkında daha detaylı bilgilere ulaşmak isteyenler buraya bakabilir.

Utku Ertem

Yabancı dizi denilince meraklı kelimesinin asla karşılamaya yetmeyeceği, her kategoriden birçok dizi takip edebilen, diziler üzerine yazmayı, konuşmayı seven ve son on yılı baz alırsak, tam bir yerli dizi karşıtı. Hayat felsefesi, Gregory David Roberts’ın Shantaram’ında dediği gibi “Kader seni güldürmüyorsa espiriyi anlayamadın demektir.”

Önceki Yazı

Piper Perabo, Penny Dreadful: City of Angels’ın kadrosuna katıldı

Sonraki Yazı

Çin’in Vahşi ve Bilinmeyen Dünyası National Geographic WILD’da