Olağanüstü Varlık | Watchmen 6. Bölüm

Bu bölüm muazzam geçişlere sahip, tek çekime bayağı bir yaklaşılmış. Bol bol dövüş sahnesi izledik. Keşke daha bol olsa. (Halk vahşet istiyor HBO.) Will Reeves hakkındaki bütün tahminlerimiz teker teker çıktı. Beni şaşırtan bir şey olmadığı için ısınamadım pek. Ama şimdilik Watchmen’in en çok beğenilen bölümü. Tabii 8. bölüme kadar. Kıps. ;) Her geçen bölüm dizinin puanı bir bir yükseliyor. Belki gelecek sezonun gelip gelmeyeceğini etkiler. Bir umut işte.

Bölümün adı Nite Owl’un otobiyografisinde yer alan Kukuletalı Adalet tanımından geliyor. Watchmen’den Minutemen’e geçiş sahnesini beğendim. Aşırı hypeladı beni. Açılış American Hero Story ile oldu. Maskenin altından Cheyenne Jackson’ın çıkması American Horror Story’ye yapılmış bir göndermeydi. Edgar Hoover da eski FBI başkanı. Skandallarla anılıyor adı.

Blake Nostalji-Will-Trieu bağlantısını çözmüş. İzni olmadan kişiyi tedavi edemediklerini öğreniyoruz. Silahın kilit izni, tutuklama izni gibi. (Liberalism at it’s best.) Angela anılara geçiş yapıyor. (Roll on drums) William’ın mezuniyet törenindeyiz. Siyahların otobüste beyazların yanına oturamaması gibi rozetini de bir beyaz takmıyor. Gördüğümüz siyahi komiser NYPD’nin ilk siyahi polisi. Gerçekten böyle biri varmış.

Will’in kundakçılıktan tutukladığı adam Trump’ın babası Fred Trump’a gönderme muhtemelen. Tepegöz diye bir oluşumun içinde bu. Emniyetteki bazı polisler gibi. O polisler bunun salıverilmesini sağlıyor. O zamanın Yedinci Süvari Alayı bunlar. Hatta Tepegöz sembolünü geçen bölümde görmüştük. Will’in hikâyesinin Superman’e çok benzediğini söylemiştik. Ona da atıfta bulunulmuş. Irkçı polislerin arabanın arkasında sürüklediği cesetler beni şaşırttı. Dramatik bir etki bırakmış. Polisler Reeves’i ipe gererek adaleti aramasını engellemeye çalışıyor. Ama William Reeves’in Kukuletalı Adalet’e dönüşmesine sebep oluyorlar böylelikle.

June Angela’nın nenesi. Will’in de ilk bölüm Amerikan bayrağına sarılı bulduğu bebek.  Halkın, beyaz olduğunu düşünürse Kukuletalı Adalet’i destekleyeceğini biliyor. Gözlerine bu yüzden beyaz makyaj yapıyor. Tıpkı Angela’nın gözlerine siyah makyaj yapması gibi. Will, Fred’in bir marketi olduğunu öğreniyor. Arka kapıdan girenler Tepegöz işaretiyle içeri giriyorlar. Komiser Battle’ın uyardığı Tepegöz. Burada Klan üyelerini patakladıktan sonra hipnoz üzerine yazılmış bir kitap ve hedef listesi buluyor. Amaçları siyahileri hipnoz ederek birbirine düşürmekmiş. Sonradan bir sinemada bu amaçlarına ulaşıyorlar. AHS’teki market sahnesinin aslında öyle olmadığını da öğrenmiş olduk. Fred muhtemelen üstünü kapatmış ve haberlerde soygun olarak geçmiş bu olay.

Nelson, yani Kaptan Metropolis, Will’in izini bulmuş. Kahramanlardan bir ekip kuruyor ve ilk kahraman Kukuletalı Adalet’i de ekibine dahil edecek. Will dizideki gibi Nelson’la ilişki yaşıyor. Peteypedia’ya göre Nelson ölmeden önce tüm mal varlığını Will’e bırakmış. Yaşlı Will zengin yani. Tepegöz’ü indirmek için ekibe dahil oluyor. Ancak Metropolis bunun halkın dikkatini çekmeyeceğini bildiğinden süper suçlulara çekiyor konuyu. Bankanın reklamını yapmayı da ihmal etmiyor. Muhtemelen Minutemen’e para sağlayan banka da bu. Laurie’nin kahramanları yakalamak için sahte soygun yaptığı banka hani. Posterde de Dollar Bill özellikle siyahi birini yakalıyor. Halktaki ırkçılığı biliyorlar çünkü.

Sinemada siyahileri birbirine linçletmişler. Projeksiyonu götürenler de Fred’in şirketi. Will yardım için Metrpolis’i çağırıyor ama o yine yanaşmıyor. Güneş silahından korkan adam  hipnotizmaya inanmıyor. Yersen. Will Fred’i gördükten sonra balatayı sıyırıp herkesi vuruyor. Depoda kutulanmış projeksiyonlar buluyor. Haritadaki yerlere gönderecek ve siyahilere birbirini öldürteceklermiş. Will burayı ateşe veriyor ama yanına bir projeksiyon almayı ihmal etmiyor. Eve geldiğinde çocuğunu Kukuletalı Adalet makyajı yaparken buluyor ve sinirleniyor. Ona Minutemen’e katılmasında destek olmayan eşi de çocuğunu alıp Tulsa’ya gidiyor. Yolunun Vietnam’a nasıl düşeceğini ileride göreceğiz.

Will projeksiyon üzerinde kafa yorup daha taşınabilir bir hâle getirmiş: Bir fener yapmış. İlk bölümde gördüğümüz ışıklar da insanları hipnoz etmesini sağlayan bu fenerdenmiş. Judd’a kendini astırıyor. Dedikleri doğruymuş yani, Judd’ı o öldürmüş. Bence burada yargısız infaz yapıyor, ileride öğreniriz. İlk bölümde ışığı ilk karşılaşmalarında Angela’ya da tutmuştu. Feneri bir daha görmedik ama. Angela’yı da kontrol ediyor olabilir mi?

Angela Trieu’nun malikanesinde uyanıyor. Yine Peteypedia’da yazana göre Leydi True saatin inşaatından rahatsız olabilecek insanlara televizyon hediye ediyormuş. Acaba amacı televizyon üzerinden insanları kontrol etmek mi? Peki onlara ne yaptırmak istiyor?

Sacrer

Önceki Yazı

2019 Yılının En İyi 10 Dizisi | Time Dergisi

Sonraki Yazı

Neredeyse Dini Bir Huşu | Watchmen 7. Bölüm