Karantina Günlükleri: Karantina’da İzlenecek Rehabilitasyon Niteliğinde Dizi ve Film Önerileri

Corona virüsün bütün dünyayı sardığı bu günlerde, küresel krizleri ve gelecek kaygısını birkaç saatliğine unutmak için izlenebilecek dizi ve film önerileri ile karşınızdayım. Serotonin hormonuna ülkece -ve dünyaca- ihtiyacımız olan bu zaman diliminde, izlediğim ve beni içten içe mutlu eden belirli dizi ve filmleri derledim. Umarım ihtiyacınız olan serotonini size sağlayabilirim ve umarım bu günleri en az hasarla atlatabiliriz.

1.TOC TOC (2017)

İspanyol yapımı olan bu muhteşem akıcı ve eğlenceli filmi ben de yeni izledim. Netflix’te moralimi yükseltecek bir yapım arıyorken karşıma çıkan bu dizinin konusu özellikle ilgimi çekti.

Birbirlerinden oldukça farklı, tek ortak noktaları OKB (obsesif kompulsif bozukluk) olan bu altı kişinin hayatlarının bir doktor randevusunda kesişmesiyle filmimiz başlıyor. Farklı takıntılara sahip olan bu altı kişi, OKB üzerinde uzmanlaşmış ve alanında çok başarılı olan bir doktora randevu alıyor. Ancak sekreterin yaptığı bir karışıklık sonucu herkesin aynı saate randevu almasıyla ve üstelik doktorun da ortada olmamasının sonucunda oluşan bu kaos, bir grup terapisine dönüşüyor. Birbirlerini tedavi etmeye çalışan bu altı kişinin aralarında oluşan durum ve diyaloglarsa oldukça eğlenceli. Tek mekanda geçen bir hikayesi olmasına rağmen filmin nasıl bittiğini anlayamayacaksınız. Süresi 1 saat 30 dk olan bu film boyunca oldukça eğleneceğinizi garanti edebilirim.

2. The Last Man On Earth (2015-2018)

Dizinin adını ilk duyduğunuzda korkunç dünyanın sonu senaryolu, karamsar yapımlardan olduğunu düşünmüş olabilirsiniz ama değil. Yazının başında söz verdiğim gibi sadece serotonin arttıracak yapımlara yer verdim. Yani bu dizide adıyla bize ters köşe yaptıran, oldukça eğlenceli ve enteresan senaryosu olan bir yapım.

Konusuna gelirsek, aslında bizler gibi oldukça monoton ve sıkıcı bir hayatı olan, ailesine oldukça bağlı ancak işinden aynı oranda nefret eden Phil Miller’ın hayatının, dünyanın sonunun gelmesiyle beraber oldukça “renklenmesini” konu alıyor. Dünyada son kişi olarak kaldığını düşündüğü ve umudunu kaybettiği sırada Phil’in, gezegende yaşayan başka bir canlının daha olduğunu fark etmesiyle maceramız başlıyor. Bu iki yabancının, farklılıklarını bir kenara bırakarak bir ekip olma ve dünyayı kurtarma çabalarını izliyoruz. Hem aksiyon hem de komedinin had safhada olduğu bu dizi, evdeki günlerinizin daha kolay geçmesini sağlayacak.

3. Jojo Rabbit (2019)

Son dönemde vizyona giren ve Oscar’a aday olan Jojo Rabbit, II. Dünya Savaş’ına çok farklı bir perspektifden bakan, enteresan bir şekilde eğlenceli bir film. Bu filme enteresan dememin sebebi, genellikle dram filmlerinin konusu olan II. Dünya Savaş’ı döneminin bu filmle absürd ve komik bir şekilde anlatılması oldu.

Jojo, adında 10 yaşında, Alman bir çocuğun hayali arkadaşının Hitler olması ve ona karşı olan “çocukça” hayranlığını merkeze alan film, çocukların gözünden savaşı çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Film boyunca bir çocuğun oyun dünyasını izlediğimiz bu filmde, savaşa bakmadığımız bir perspektiften bakarken, yalnız bir çocuk olan Jojo’nun da içinde bulunduğu topluluk ve vicdanı arasında kalmasını izliyoruz. Ayrıca yönetmen Taika Waititi, Jojo’nun Hitler’ini canlandırıyor. Bu film için ilham kaynağı Taika Waititi’ye sorulduğunda şu cevabı veriyor;

“Sanıyorum, Bosna’da gerçekleşen savaşın 20.yılı idi ve bende bu olay hakkında araştırmak istedim. Araştımalarım neticesinde, savaşın trajedisini yaşadıktan yıllar sonra verdikleri röportajlarda savaşın çocukları nasıl etkilediğini gördüm. Ve biz büyükler, pozitif anlamda yol gösterici olması gereken kişiler savaş dönemlerinde bir aptal gibi davranıyoruz. Bu noktada savaşın ne kadar aptalca bir şey olduğunu bir çocuğun gözünden göstermek benim için esastı.”

Ayrıca Jojo’yu canlandıran Roman Griffin Davis’in oyunculuğuna ayrı hayran kaldım. Onu izlemesi çok eğlenceliydi. Taika Waititi ve Roman Griffin Davis’in diyalogları sizi çok eğlendirecek.

4.Big Mouth (2017-…)

Ergenliğinizi bir daha izlemek ister misiniz? Tabi ki kimse istemez ama ergenliğe eğlenceli bakış açısıyla bakan bu animasyon sitcomu izlemek isteyeceksiniz. Nick, Adrew, Jennifer ve Mark’ın bu sancılı süreçlerine eşlik eden “hormon canavarlarıyla” olan ilişkileri ve kendilerini anlama süreçlerini eğlenceli şekilde anlatan bu animasyon karantina günlerinizi çekilir hale getirebilir.

5. Liar Liar (1997)

Evet, bir anda zamanda yolculuk yaparcasına çok geriye gittiğimi farkındayım ama konu serotoninse Jim Carrey filmi önermeden geçemeyiz. 1997 yapımı olan bu film, başarılı bir avukat olan Fletcher Reede’in hayatının oğlu Max’in bir doğum günü dileğiyle değişmesini konu alıyor. İyi bir avukat olmasının arkasında yatan yalan söyleme alışkanlığının oğluyla arasına girmesi sonucu, Max’in masumane bir şekilde dilediği doğum günü dileği yüzünden, Reede yalan söyleyememekle lanetleniyor. Bunun sonucunda ortaya çıkan olaylar ve kaos sizi oldukça eğlendirecek.

6. The Office (2005-2013)

Komedi dizisi açığınız varsa ve gerçekten “efsane” bir tanesini arıyorsanız, The Office tam aradığınız yapım. Emmy ve Altın Küre gibi ödüller alan bu mükemmel komedi dizisi, bir ofisin içerisindeki hiyerarşi ve ilişkileri eğlenceli bir şekilde konu alıyor. Kamera çekimleri açısında farklı olan ve komedi unsurlarının alışılmışın dışında olduğu bu dizinin bölüm süresi 22 dk.

Aman Tanrım filminden hatırladığımız Steve Carell, patron olan Micheal’ı canlandırıyor. Ancak bildiğiniz bütün patronları unutun, Micheal, tarif edilemez ve dizi tarihi açısından en farklı olan patron. Ayrıca Micheal, kadar absürd bir diğer karakter de Rainn Wilson’ın canlandırdığı Dwight, karakteri. Daha burada sayamayacağım ve birbirinden absürd birçok karakter, diziye renk katıyor. The Office, her karakteriyle akılda kalacak ve günlerinizin çok daha hızlı geçmesini sağlayacak -bana göre- dizi tarihinin 1 numaralı komedisi.

7. Vivir Dos Veces (2019)

Bu kadar komediden sonra araya bir tane ufak aile hikayesi yerleştirmek istedim. Dram türünde olsa da moralinizi aşağı çekmeyecek, güzel duygular hissetmenizi sağlayacak bir yapım Vivir Dos Veces.

İspanyol yapımı olan bu filmin konusu, Alzheimer olduğunu öğrenen emekli matematik profesörü Emilio’nun çocukluk aşkı Margarita’yı unutmadan son bir kez görmek istemesini konu alan bir yolculuk hikayesi. Ailesiyle sağlam bağları olmayan Emilio’nun kızı ve torunuyla olan bağlarının sağlamlaşması ve Margarita’ya olan sonsuz, anıların ötesindeki aşkı, içinizdeki güzel duyguları canlandıracak.

8. Scrubs (2001-2010)

Hastane yaşamına farklı bir perspektiften bakan bu dizi, hem dram hem de komedi türünü içinde barındıran ve ilk bölümünden itibaren bağlanacağınız çok eğlenceli bir yapım. Emin olun düşen modunuza, bozuk moralinize bu dizi şifa olacaktır.

John Dorian, Christopher Turk ve Elliot Reid’in asistanlıklarıyla birlikte başlayan dizi, hastanedeki ilişkileri, kariyerlerindeki yükselişlerini ve yer yer tökezlemelerini konu alıyor. Bu karakterler dışında birçok yıldız karakteri içerisinde barındıran ve her bölümde sizi güldürmeyi başaracak, müthiş bir komedi dizisi. Özellikle “hademe” karakteriyle kendisine bayıldığım Neil Flynn ve asabi, aykırı Dr. Perry Cox diziyi izlemeniz için bir neden olabilir. Bu iki karakter dışında diğer tüm karakterleri de seveceğinizi garanti ediyorum.

Bu günlerde ilk önce moralimizi yüksek tutmayı unutmayalım. Umarım serotoninize bu dizi ve filmler biraz olsun katkı sağlar. Şimdiden iyi seyirler.

Selenay Kıvanç

Önceki Yazı

Apple Tv+ Orijinal Dizisi Amazing Stories Yayınlandı

Sonraki Yazı

After Life’ın 2. Sezon Tarihi Belli Oldu