21. Yüzyılda Grimm Kardeşler Esintisi: Bloodride

Klasik Amerikan yapımlarından sıkılan ve Hollywood efekte yeterince doymuş kişiler için mükemmel bir Kuzey Avrupa yapımı diziyle karşınızdayım. Peki bu Kuzey Avrupa yapımı dizi, klişe Amerikan yapımlarını sollayarak Netflix’in algoritmasında üst sıralara çıkabilecek mi?

KİMLER OYNUYOR?

Oyuncu kadrosu doğal olarak çoğu izleyici için yabancı olabilir. Doğal olarak Amerikan ya da İngiliz yapımlarındaki kadar tanıdık yüzler olmasa da şunu söyleyebilirim ki dizi “oyunculuk” anlamında oldukça başarılı. Her bölümün hikayesi farklı olduğu için her bölümün başrol oyuncusu da aynı şekilde değişiyor. Oyuncular arasında Vikings’de Prenses Snaefrid’i canlandıran Dagny Backer Johsen de bulunuyor.

KONUSU

Öncelikle bu dizi benim için ilaç gibi oldu. Zira Netflix’in durmadan Amerikan yapımlarını öne çıkarması ve o kadar dizi içerisinde dizi yokluğuna düşmemizin ardından, bu Avrupa yapımı gerilim dizisi beni gerçekten heyecanlandırdı. Bu diziden önce de yine Norveç yapımı olan ve çok etkilendiğim Tabula Rasa, Bloodrise için çıtayı hayli yükseğe taşımıştı. Özellikle Kuzey Avrupa’lıların o soğuk havalarını gerilim türüne çok yakıştırmam da bu dizi için beklentimi yükseltti.

Dizinin konusunu kısaca özetlemek gerekirse, her bölüm farklı gerilim hikayelerinin anlatıldığı, dolayısıyla hikaye devam sorunu olmayan, sürükleyici bir senaryosu olduğunu söyleyebiliriz. İlk olarak -adına yakışır bir şekilde- ürkütücü bir otobüsün içinde, otobüs kadar korkutucu gözüken bir grup insanı görüyoruz. Her bölüm bu otobüsün içerisindeki insanlarla ilgili hikayelere tanık oluyoruz. Yani otobüsümüz bir çeşit metafor.

Hikayeleri izledikçe, tarzlarını daha çok Grimm Kardeşlerin “orjinal” masallarına benzettim. Kendi içerisinde absürd ve korkutucu olan bu hikayeler, beni tahminimden daha çok ürküttü. Oyunculuklar da hikayeler de gerçekten tatmin edici ve akıcı. Bölüm sürelerinin 26-27 dk olması da bir gecede oturup bütün sezonu bitirmenize olanak sağlayabilir. Yani tam film gecesi etkinliği için biçilmiş kaftan. Ayrıca sürpriz sonları, bilmeceli hikayeleri seviyorsanız size istediğinizi bu dizi verebilir.

EKSİKLER, KLİŞELER BİR TAKIM ELEŞTİRİLER

Diziyle ilgili tek eleştirim, bu kadar övdükten sonra eleştiri yapmak zorunda hissettim, maalesef her gerilim- korku türü yapımlarda olduğu gibi bazı Amerikan klişelerinde etkilenmiş olması. Ama merak etmeyin, kampta sevişirken ölen bir çift yok. Bu diziyi izliyorken, gerilim türü dışında fantastik ögeleri de içerdiğini unutmamak lazım. Bu çerçevede izlendiği takdirde dizinin en azından hikaye açısından bir sorunun olduğunu söyleyemeyiz. Sonuç olarak Bloodride, kendi içerisinde tutarlı, türünün en iyisi olmasa da son zamanlara bakıldığında oldukça kaliteli bir dizi.

SOSYAL MEDYA TEPKİLERİ

Twitter üzerinden yapılan yorumlara bakıldığında, dizinin Türkiye’de henüz kitlelere yayılmadığını görüyoruz. Diğer yorumlara bakıldığındaysa, özellikle diziyi “Black Mirror’ın korku türü” gibi benzetmeler dikkatimi çekti. Evet dizi Black Mirror’a hikaye anlatıcılığı açısından benzese de anlattığı hikayeler kapsamında birbirlerinden oldukça farklı olduğunu unutmamak lazım. Şimdiye kadar yapılan yorumların çoğu olumlu olsa da, olumsuz yorumların ortak noktası, bazı hikayelerin ortasında sonunun belli olduğu, hikayenin “tahmin edilebilir” olduğu yönünde. Bu yorumlar dışında çoğunluk Netflix’in uzun süredir çıkardığı yapımlar arasında en heyecan vericilerden biri olduğu yönünde.

BU DİZİ KİME GÖRE?

Özellikle korku ve gerilim türlerini seven, fantastik ögelere de ilgisi olanlar için izlenesi bir yapım. Önceden belirtmek isterim ki zaten bu türleri izliyorsanız uykunuz kaçmayabilir ancak tatlı bir gerilim tüm hikayelerde mevcut. Hikayeli anlatımıyla Black Mirror havası, tür olarak da yine Norveç yapımı olan Tabula Rasa’yı andıran bir havası var. Bu iki yapımı izleyip beğendiyseniz, Bloodride da beğeneceğinizin garantisini verebilirim. Bloodride, uzun dizi bölümlerinden sıkılan, hikaye devamlılığı sorunu olmayan, istenilen bölümden başlayıp, yemeğinizi yerken bir bölümünü rahatlıkla bitirebileceğiniz bir yapım. Yani saydığım bu özellikleri arıyor ve örnek verdiğim iki diziyi de seviyorsanız, Bloodride’a bakmanızı tavsiye ederim.

Sitemizde sık sık Avrupa dizileri hakkında sizleri bilgilendirmeye çalışıyoruz. Diğer Avrupa dizileri için tıklayınız.

Selenay Kıvanç

Önceki Yazı

Prefabrik ev almadan önce Karmod’a uğrayın!

Sonraki Yazı

Netflix’ten Türkiye’de 6 Proje Daha